ESKİ VE YENİ SPK KANUNLARI ARASINDAKİ FARKLAR VE UYGULAMADAKİ SIKINTILAR

İÇİNDEKİLER

Sayfa No:

TABLOLAR LİSTESİ………………………………………………………….

ŞEKİLLER LİSTESİ……………………………………………………………       

KISALTMALAR LİSTESİ……………………………………………………

1.GİRİŞ……………………………………………………………………………….

 

2. SERMAYE PİYASASI KANUNLARININ İŞLEVLERİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ

 

2.1. OLUŞUM AMACI………………………………………………………………………..

2.2. KATKILARI………………………………………………………………………………..

2.3. GENEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ…………………………………

2.3.1.Olumlu Açılardan…………………………………………………………………..

2.3.2.Olumsuz Açılardan…………………………………………………………………

 

3. ESKİ VE YENİ SERMAYE PİYASASI KANUNLARININ KIYASLAMALI OLARAK TANIMLANMASI

 

3.1. ESKİ SERMAYE PİYASASI KANUNUNUN DEĞERLENDİRİMESİ

3.2. YENİ SERMAYE PİYASASI KANUNUNUN DEĞERLENDİRİMESİ

4. ESKİ VE YENİ SERMAYE PİYASASI KANUNLARI ARASINDAKİ FARKLAR VE UYGULAMADAKİ GÜÇLÜKLER

 

4.1.İKİ KANUN ARASINDA GÖRÜLEN FARKLAR…………………………

4.1.1.Dünü……………………………………………………………………………………

4.1.2. Bugünü……………………………………………………………………………….

4.2. İKİ KANUN ARASINDA GÖRÜLEN UYGULAMADAKİ FARKLILIKLAR

4.2.1.Katkıları Bazında…………………………………………………………………..

4.2.2. Yaşattıkları Sıkıntılar Bazında………………………………………………..

4.2.3.Örneklemeler………………………………………………………………………..

 

5.SONUÇ…………………………………………………………………………….

KAYNAKÇA……………………………………………………………………….

ÖZGEÇMİŞ…………………………………………………………………………

 

 

 


 

ÖZET

 

Çalışmamız içerisinde eski ve yeni Sermaye Piyasası Kanunlarından bahsedilmektedir. Sermaye Piyasasına olan ihtiyaç, gereklilikler, literatüre kattıkları ve genel değerlendirmesi yapılmaktadır. Eski ve yeni kanunlar arasındaki farklar ve değişim nedenleri sıralanmaktadır. Bunun yanı sıra, gerek Borçlar Hukuku, gerek Ticaret Hukuku ve gerekse Bankacılık Hukuku açısından düzenlemeler karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Eski ve yeni Sermaye Piyasası Kanunlarının uygulamadaki zorlukları ve getirileri mercek altına alınmaktadır.

 

Anahtar Kelimler: Sermaye Piyasası Kanunu, Ticaret Hukuku, Bankacılık Hukuku, Borçlar Hukuku  


 

TABLOLAR LİSTESİ

 

Tablo 1. 2014 Yılı Mevzuat Değişiklikleri ………………………………

Tablo 2: Sermaye Piyasası Kanunu’nda Tebliğ Bazındaki Değişimler…….

Tablo 3: Sermaye Piyasası Açısından Yönetmelik Bazında Değişimler……


 

KISALTMALAR LİSTESİ

 

SerPK : Sermaye Piyasası Kanunu

TL       : Türk Lirası

 


 

GİRİŞ

 

Sermaye piyasalarına bakıldığında, tahvil, hisse senedi ve diğer menkul kıymetlerin alınıp satıldığı, orta ve uzun vadeli piyasalar oldukları ortaya çıkmaktadır. Sermaye piyasaları, bazı araçları elinde bulundurmak ve kullanmak sureti ile piyasaya işlerlik kazandırmakta ve arz ve talebi bu piyasalarda buluşturmaktadır.

 

Sermaye piyasası araçlarını, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları olarak ayırmak mümkündür. Menkul kıymetler (http://www.spk.gov.tr, 17.02.2014);

  • Ortaklık veya alacaklılık sağlayan,
  • Belli bir tutarı temsil eden,
  • Yatırım aracı olarak kullanılan,
  • Dönemsel gelir getiren,
  • Misli nitelikte,
  • Seri halinde çıkarılan,
  • İbareleri aynı olan ve
  • Şartları Sermaye Piyasası Kurulu’nca belirlenen kıymetli evraktır.

 

Sermaye piyasalarının işlerlik kazanması ve devamlılık arz etmesi için, başka materyallerin de bulunması gerekmektedir. Örneğin denetleyici ve düzenleyici kurumların gerekliği bu aşamada ön plana çıkmaktadır.

 

Bundan dolayı da Sermaye Piyasası Kurulu gündeme gelmektedir. Bu kurulun oluşmasındaki ana neden, sermaye piyasalarının çabuk büyümesi ve kontrol-denetleme mekanizmasına duyulan ihtiyaçtır.

Sermaye Piyasası Kanunu’nun amaçlarının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bunun nedeni ise, atıl konumdaki tasarrufların sermaye piyasası araçları vasıtasıyla ekonomiye aktarılması, halkın bu piyasaya duyduğu güvenle doğru orantılı olmasından kaynak bulmaktadır. Piyasaya güvenin korunması ve artması ise Sermaye Piyasası Kanunu’nda öngörülen hükümlerin etkin bir şekilde uygulanmasına bağlı bulunmaktadır. Piyasanın sağlıklı ve kararlı biçimde işleyişi için zorunlu öğeleri (http://eogrenme.anadolu.edu.tr, 17.02.2014);

  • Yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması,
  • Kötü uygulamaların engellenmesi,
  • Fon ihtiyacı bulunanların bu piyasaya yönlendirilmesine ilişkin olanaklar sağlanması,
  • Piyasada kullanılan araçlar ve aracılara ilişkin koruyucu tedbirlere başvurulması gibi hususlardır.
  • Kanun’un piyasaya duyulan güvene yönelik hükümlerinin işlerliğini sağlamak bakımından, Sermaye Piyasası Kurulu adında bir kamu tüzel kişisi kurulmuştur (SerPK m. 17).
  • ·

Çalışmamızın önemini, sermaye piyasalarına yön veren iki kanunun incelenmesi oluşturmaktadır. İlk kanun, kabul tarihi 28.07.1981 olan 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’dur. Bu kanun ile birçok kavram gündeme gelmektedir. Aynı zamanda, piyasalara yönelik beklentilerin ve düzenlemelerin devamının gelmesine de neden olmaktadır. Çalışmamız içerisinde kanun ile ilgili ayrıntılar yer alırken; ikinci kanun ise, 6.12.2012 tarihinde kabul edilen 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’dur. Bu kanun ile eski Sermaye Piyasası Kanunu üzerinde değişikliklere gidilmek sureti ile düzenleme yapılmıştır. İki kanuna ait maddelerin irdelenmesi ve ayrıntıları ile ele alınması, çalışmamızın önemine dair kanıtlar sunmaktadır. Ayrıca, iki kanun arasındaki değişiklikler, sınıflandırılmakta ve karşılaştırılmaktadır.

 

Çalışmamızın amacını ise, eski Sermaye Piyasası Kanunu ile yeni Sermaye Piyasası Kanunu’nun barındırdığı farklılıkların değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Geçmişten günümüze, piyasalara ait ihtiyaçlar ve bu ihtiyaçların beraberinde getirdiği değişimler irdelenmektedir. Oluşan düzenlemelerin ne denli faydalı olduğu ve daha fazla neler yapılabileceği konusunda açıklamalarda bulunulmaktadır. Çalışmamız içerisinde eski ve yeni Sermaye Piyasası Kanun’larının Borçlar Hukuku, Ticaret Hukuku ve Bankacılık Hukuku açısından ele alınması ayrıca önem taşımaktadır.

 

Çalışmamız bünyesinde, Sermaye Piyasası Kanunlarına duyulan ihtiyaç çerçevesinde, oluşum aşamaları, bu aşamaların oluşturduğu koşullar, Sermaye Piyasası Kanun’larının oluşturduğu katkılar ve yanımsalar irdelenmektedir. Ayrıca, eski ve yeni kanunların kıyaslaması, hukuk çeşitleri bazında ele alınmakta ve çeşitli sonuçlara varılmaktadır.

 

Bahsedilen Sermaye Piyasası Kanunlarının günümüz koşullarında yaşanan uygulama güçlükleri üzerinde durulmaktadır. Örnekler ışığında, bu uygulamalara göz atılmaktadır. Kanunların dünü ve bugünü çerçevesinde, uygulamada yaşattıkları zorluklar ve çözüm yolları incelenmektedir.

 

Değişen kanun ile birlikte hangi düzenlemelerin geldiği ve ne gibi oluşumlara sebep olduğu da ayrıca incelenecek konular arasında bulunmaktadır.

2. SERMAYE PİYASASI KANUNLARININ İŞLEVLERİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ

 

2.1. OLUŞUM AMACI

 

Sermaye Piyasası Kanunlarını mercek altına almadan önce, Sermaye Piyasası ve Sermaye Piyasası Kurulu kavramlarını incelemek gerekmektedir. Sermaye piyasasını dar ve geniş anlamda tanımlamak mümkündür. Bunlar (Günlük, 1984);

  • Dar anlamıyla:

ü  Hisse senedi,

ü  Tahvil,

ü  Ve benzeri menkul değerlerin alınıp satıldığı,

  • Geniş anlamda ise, orta ve uzun vadeli kredi arzıyla talebinin karşı karşıya geldiği bir piyasadır.

 

Sermaye piyasası (http://www.sermayepiyasasi.org, 09.02.2014);

  • Orta ve uzun vadeli ödünç verilebilir fonların menkul kıymetlerin alım satımı suretiyle tasarruf sahiplerinden yatırımcılara aktarılmasını sağlayan ortamın,
  • Başka bir ifade ile:

 

ü  Yatırımcılar,

ü  Tasarruf sahipleri,

ü  Bunlar arasındaki fon akımını sağlayan aracı kurum ve bankalar,

ü  Yatırım ortaklıkları,

ü  Yatırım fonları gibi aracı,

ü  Yardımcı kuruluşlarından oluşan modern finansman sisteminin adı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sermaye piyasası, en geniş anlamıyla ekonomik değer taşıyan varlıkların arz ve talebinin karşılandığı piyasa olarak karşımıza çıkmaktadır. Sermaye piyasaları, piyasalar konusunu oluşturan değerleri arz ve talep edenleri bir araya getirmektedir. Bununla birlikte, bir yandan ticari ilişkileri kolaylaştırırken diğer yandan da konusunu oluşturan varlığın gerçek değerinin belirlenmesini sağlamaya yardımcı olmaktadır (Göktürk, Özdamar, Çağlar ve Can, 2013).

 

Sermaye Piyasası Kanunu’nun oluşum aşamasına geçmeden önce, Sermaye Piyasası Kurulu’ndan kısaca bahsetmekte fayda bulunmaktadır. Sermaye Piyasası Kurulu (http://www.spk.gov.tr, 10.02.2014);

  • Tasarrufların menkul kıymetlere yatırılması sonucunda,
  • Halkın iktisadi kalkınmaya katılımını sağlamak,
  • Tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarının korunmasını sağlamak adına düzenleme ve denetim yapmak,
  • Sermaye Piyasası’nın:

ü  Güven,

ü  Açıklık,

ü  Kararlılık içerisinde çalışmasını sağlamak adına kurulmuştur.

 

Ayrıca bu kurul, düzenlemeleri daha sağlıklı biçimde yaşama geçirebilmek adına Sermaye Piyasası Kanunlarını faaliyete sokmuştur. Sermaye Piyasası Kurulu, 1981 yılında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile kurulmuş bulunmaktadır.

 

1975-1981 dönemine bakıldığında (Mali Aracı Kuruluşlar Raporu, 1984);

  • Sermaye piyasasında görülen büyümenin % 1000’e vardığı görülmektedir.
  • 1975’de toplam tahvil ihracı 15,3 milyar olarak belirlenmektedir.
  • 1981 yılına gelindiğinde ise bu rakam 151 milyar liraya yükselmiş bulunmaktadır.

Buradan da anlaşılacağı üzere, Sermaye Piyasası Kanunu’nun ortaya çıkışı ve ona olan ihtiyaç; Sermaye Piyasalarını düzene sokmak ve denetlemek amacı ile gündeme gelmektedir. Aynı zamanda Sermaye Piyasası Kanunu’nun Sermaye Piyasası Kurulu’nun da temelini attığı görülmektedir.

 

Bunların yanı sıra, Sermaye Piyasalarında oluşan düzenleme gerekliliğini iki kategoride incelemek mümkündür. Bunlar;

  • Sermaye Piyasasına İlişkin Düzenlemeler:

ü  Piyasa başarısızlığı,

ü  Kaynak dağılımının düzensiz olması,

  • Kamu yararı ve kamu tercihinin bir sonucu şeklindedir.

 

Devlet, değişen ihtiyaçlara göre yeni sermaye piyasası araçları üretmek durumundadır. Bunu ise, kurumlarını iyileştirmekle piyasaları da geliştirmek sureti ile gerçekleştirmektedir. Yani, devletin, denetlemek, düzenlemek, piyasaları geliştirmek ve küçük tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak şeklinde temel dört görevi bulunmaktadır.

 

Sermaye piyasasında aracılık faaliyetlerine bakıldığında,  aracı kuruluş risklerinin hem birincil hem de ikincil piyasalarda görüldüğü açıktır. Birincil piyasalarda ( Eş, Kılıç, 1997):

  • Aracı kuruluş risklerinin başında, ortaklıkların ihraç ettikleri sermaye piyasası araçlarının satılmasını taahhüt eden aracıların, bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle bu araçları satın alan yatırımcıların zarara uğramaları görülmektedir.
  • Aracı kuruluşların yükümlüklerini gereği gibi ya da hiç yerine getirmemeleri karşısında, ihraçtan ve halka arzdan beklenen fayda elde edilemeyecek ve ihraç edilen sermaye piyasası araçları değer kaybedecektir.
  • Bu durumda sermaye piyasası araçlarını satın alan yatırımcılar da zarar edeceklerdir

 

İkincil piyasalara bakıldığında ise;

  • Aracılık faaliyetinde bulunan aracı kuruluşlar,

ü  Yatırımcıların nam ve hesabına sermaye piyasası aracı alıp satmakta,

ü  Virman,

ü  Takas ve saklama gibi işlemleri gerçekleştirmektedirler.

 

Ayrıca aracı kuruluşların bu tür işlemleri yapmaları, yatırımcılara ait varlıklara yönelik çeşitli riskleri de beraberinde getirmektedir. Bunların başında aracı kuruluşların hileli işlemleri sebebiyle yatırımcının zarar görmesi gelmektedir. Ayrı bir risk unsuru da yatırımcıya ait varlıkların aracı kuruluş veya çalışanları tarafından habersiz kullanılmasıdır. Ayrıca aracı kuruluşların çeşitli nedenlerle mali açıdan zayıflamaları ve ödeme güçlüğüne düşmeleri sebebiyle yatırımcılara karşı nakit ödeme veya sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüğünü yerine getirememeleri de yatırımcının zarara uğramasına neden olabilecek bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır (Kılıç, Küçüksözen, 1999).

 

2.2. KATKILARI

 

Sermaye piyasalarındaki yatırımcıların, finansal araçların ve piyasa yapısının karmaşıklığından dolayı finansal aracı kuruluşların uygunsuz ve hileli davranışlarına muhatap olma riskiyle karşı karşıya oldukları ortadadır. Bunun yanında (IOSCO, 2003);

 

  • Yatırımcıların kendi çıkarlarını koruma konusundaki yetersizlikleri,
  • Sermaye piyasası düzenlemelerinin etkin bir şekilde icra edilmesine,
  • Diğer korumacı önlemlere duyulan ihtiyacı ortaya çıkarmaktadır.

 

Kanun sermaye piyasamıza şu yeni kavram ve düzenlemeleri getirmiş bulunmaktadır (http://www.baskent.edu.tr, 10.02.2014);

 

  • Sermaye Piyasası faaliyetleri,
  • Sermaye Piyasası araçları ve menkul kıymetler,
  • Sermaye Piyasası araçlarının halka arzı ve satışı,
  • Menkul kıymetleri halka arz olunan anonim ortaklıklar ve bunların denetimi,
  • Kurul kaydı ve kurul kaydına alınma,
  • Halka açık anonim şirketler,
  • Kayıtlı sermaye sistemi,
  • Tahvil ihracı,
  • Kar payı dağıtımı,
  • Aleniyet,
  • Denetim, ceza ve müeyyideler,
  • Sermaye Piyasası Kurulu’nun görev ve yetkileri,
  • Sermaye Piyasası Kurumları,
  • Kaydi sistem ve merkezi kayıt kuruluşu,
  • Yatırımcıyı Koruma Fonu,
  • Tedrici Tasfiye ve Tedrici Tasfiye Fonu,
  • Aracı Kuruluşlar Birliği

 

Örneğin çeşitli tasarrufların korunması ve sektörler arasında serbestçe hareket edilebilmesi için, bunların menkul kıymetlere yatırılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, yatırımcının bu piyasada kalmasını da sağlamak şarttır. Bu konuda önemli olan, yatırımcının tasarruflarını hangisi olursa olsun bir menkul kıymette tutması ve piyasadan ayrılmamasıdır. Yani burada yatırımcının sahip olduğu menkul kıymetleri aktardığı sektörleri değiştirmesi önemli teşkil etmemektedir. Böylece sanayi mülkiyetinin tabana yayılması da hedeflenmektedir ( Tekinalp, 1982).

Doktrindeki hakim görüşe göre 1982 yılında yürürlüğe giren 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun ilk halinde liyakat sistemi benimsenmiştir. Zira 1992 tarihli değişiklikten önce Sermaye Piyasası Kurulu, ortaklıkların halka arz taleplerini kamu yararı ve halkın sömürülmesi gibi sebeplerle reddedebilmektedir. Bu dönemde yürürlükte bulunan Kurul tebliğleri ile halka arz açısından gereklilik, yeterlilik ve kaynaklar arasında denge gibi kıstaslarla inceleme yapılması gerekmektedir. Söz konusu incelemede geniş bir takdir yetkisi de verilmektedir. Dolayısıyla sermaye piyasası araçlarını halka arz etmek isteyen ortaklıkların, ihracın iktisadi açıdan gerekli olduğu hususunda yatırımcıdan önce, Kurul’u ikna etmesi gerekmektedir (İhtiya, Pulaşlı, 2004;  ).

 

Bir diğer önemli katkı da bağımsız denetim konusunda ortaya konulan katkı olmaktadır. Örneğin (Çelen, 1998);

 

  • Bağımsız denetimin önemini arttıran başlıca sebep güvenilir bilgi sağlama işlevidir.
  • Bağımsız denetimi, önemli kılan unsurlardan bir diğeri ise, yönetime mali tablolarla ilgili olarak:

ü  Tahmin,

ü  Analiz,

ü  Denetim,

ü  Rapor hazırlama gibi konular üzerinde, geleceğe ait kararların saptanmasında yol gösterici olmasıdır.

 

2.3. GENEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

 

İlk Sermaye Piyasası Kanunu, daha önce de bahsedildiği üzere, sermaye piyasalarında denetleme ve düzenleme görevini yerine getirmek adına ortaya çıkarılmıştır.

Sermaye piyasasından fon talep edebilecek kişi ya da kurumlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir (SerPK m. 3, 4).

 

  • Anonim ortaklıklar: Anonim ortaklıklar, Türk Ticaret Kanununda düzenlenen, tüzel kişiliğe sahip, sermayesi paylara bölünmüş ve hisse senedi çıkarma imkânı bulunan ticaret şirketidir. Anonim ortaklıklar sadece hisse senedi değil, tahvil, katılma intifa senedi, kâr ve zarar ortaklığı belgesi, ortaklık varantı gibi çok çeşitli sermaye piyasası araçları ihraç edebilirler. Faaliyet konusu itibariyle daha farklı sermaye piyasası araçları çıkarma imkânı bulunan bankalar, aracı kurumlar, varlık kiralama şirketi gibi şirketler anonim ortaklık şeklinde kurulabilmektedir.
  • Kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT’ler): İktisadi devlet teşekkülü ve kamu iktisadi kuruluşlarından oluşan KİT’ler, özel sektör yatırımlarının yetersizliği sebebiyle iktisadi faaliyette bulunmak üzere kamu sermayesi ile kurulmuş, bazı hallerde tekel niteliğindeki faaliyetleri yürüten kamu kuruluşlarıdır. DHMİ, TPAO, BOTAŞ gibi kuruluşlar bunlara örnek gösterilebilir. KİT’lerin de sermaye piyasasından ihraçta bulunmak suretiyle sermaye temin etmesi mümkündür.
  • Mahalli idareler: Anayasanın 127. maddesi uyarınca mahalli idareler il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere, kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, yine kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir. Bu sayılanlardan özellikle belediyeler sermaye piyasası aracı ihracı yoluna gitmektedir. Belediyeler sunmak zorunda oldukları kamu hizmetlerini, vergi ve diğer mali yükümlülüklerle karşılayamadığından zaman zaman tahvil ihraç etmek suretiyle piyasaya borçlanabilmektedir. Bu senetlerin satışından elde edilen gelirle ihtiyaç duyulan kamu hizmetleri yerine getirilmekte ve piyasaya yapılan borçlanma vadesine göre ifa edilmektedir.
  • Mahalli idarelerle ilgili özel mevzuatları uyarınca faaliyet gösteren kuruluş, idare ve işletmeler: Sermaye piyasasından fon talep edebilecek olan bu grup, özel bir mevzuata tabi olup, yukarıda belirtilen mahalli idarelerle ilgili faaliyette bulunan kuruluş, idare ve işletmelerdir. Mahalli idarelerin ihtiyaç duyduğu bazı hizmetleri, uzman bir kuruluş olarak özel mevzuatları çerçevesinde yürütmektedirler. Bu tür kuruluşlara örnek olarak İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) gösterilebilir. Anılan idare İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek amacıyla kurulmuştur. Bahsi geçen amaçların gerçekleştirilmesi bakımından Sermaye Piyasası Kanunu, İSKİ gibi kuruluşların finansman ihtiyacını karşılayabilmek bakımından sermaye piyasasından ihraç edeceği senetler vasıtasıyla fon temin etmesine olanak sağlamıştır.
  • Genel ve katma bütçeli idareler: SerPK’nın 4. maddesi uyarınca genel ve katma bütçeli idarelerin de sermaye piyasası araçları ihraç etmesi mümkündür. Ancak bunların sermaye piyasası araçlarını Sermaye Piyasası Kuruluna kaydettirmesi zorunlu olmayıp, ihraçlar hakkında bilgi vermeleri yeterlidir. Bu tür idarelerin hangileri olduğu, ilgili mevzuat dikkate alınarak belirlenecektir.
  • T.C. Merkez Bankası: Merkez Bankası da genel ve katma bütçeli idarelerde olduğu gibi, sermaye piyasası araçlarını Sermaye Piyasası Kuruluna kaydettirme zorunluluğu bulunmaksızın, sadece kurula bilgi vermek suretiyle sermaye piyasası aracı ihraç ederek piyasadan fon talep edebilecek kamu kurumları arasındadır (SerPK m. 4).  Aralarında gerçek kişilerin de bulunduğu pek çok kişi ya da kurumun bu piyasadan fon talep etme yetkisi bulunmamaktadır. Sermaye piyasalarının geliştiği ülkelerde bu imkân gerçek kişilere de tanınmaktadır.
  • ·

Türkiye’de sermaye piyasasına yönelik ilk temel düzenleme olan 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 1. Maddesinde ( Göktürk, Özdamar, Çağlar ve Can, 2013);

 

  • Kanunun, ilgili piyasadaki tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarını korumak amacıyla yürürlüğe konulduğu hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
  • Bu amaç doğrultusunda, temel teşkil eden nedenler ise sermaye piyasasında doğrudan finansmanın hâkim olması nedeniyle bilginin önemli bir unsur olarak ortaya çıkması durumudur.
  • Buna karşın piyasa katılımcılarının söz konusu bilgilere eşit bir biçimde ulaşamamaları durumunun neticesinde ortaya çıkan riskler ile gerek birincil gerekse ikincil piyasalarda fon kullananlar ile fon arz edenler arasındaki bağlantının aracılar vasıtasıyla yerine getirilmesidir.
  • Bunun yanı sıra, doğrudan finansmanın hâkim olduğu sermaye piyasasında, yatırımcının yatırım kararını doğru şekilde verebilmesini temin için yatırım yapacağı menkul kıymet ve bunu ihraç eden işletme hakkında:

ü  Zamanında,

ü  Eksiksiz,

ü  Gerçeğe uygun bir şekilde bilgilendirilmesi gereklidir.

  • Ayrıca, sermaye piyasası araçlarının alım satım işlemlerinin birçoğu aracılar vasıtasıyla yapılmaktadır. Bu işlemler sırasında yatırımcıya ait menkul kıymet ve likit üzerinde, aracılar tasarruf yetkisini haiz olduğundan;

ü  Yatırımcıların büyük kayıplara uğramaları kaçınılmazdır. Bunun nedeni olarak ise, mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle söz konusu aracıların ödeme güçlüğüne düşmeleri durumu gösterilmektedir.

 

Sermaye Piyasası Kanunu kapsamına giren sermaye piyasası faaliyetleri (MEGEP, 2007);

 

  • İhraç veya halka arz yoluyla, Kurul kaydına alınacak sermaye piyasası araçlarının satışına aracılık,
  • Daha önce ihraç edilmiş olan sermaye piyasası araçlarının aracılık amacıyla alım ve satım işlemlerinin yapılması,
  • Her türlü türev araçların alım satımının yapılmasına aracılık:

ü  Ekonomik ve finansal göstergelere,

ü  Sermaye piyasası araçlarına,

ü  Mala,

ü  Kıymetli madenlere,

ü  Dövize dayalı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri dahil,

  • Sermaye piyasası araçlarının geri alım veya satım taahhüdü ile alım satımı,
  • Yatırım danışmanlığı,
  • Portföy işletmeciliği veya portföy yöneticiliği,
  • Diğer sermaye piyasası kurumlarının faaliyetleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Örneğin (http://eogrenme.anadolu.edu.tr; 11.02.2014);

 

28.07.1981 tarih ve 2499 sayılı “Sermaye Piyasası Kanunu”nun kabulü ile bir bağımsız idari otorite olarak, bu kanunla verilen görevleri ve yetkileri kullanmak üzere, kamu tüzel kişiliğine haiz idari ve mali özerkliğe sahip Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kurulmuştur (m. 17). SPK, bu Kanundan aldığı yetki ile; menkul kıymetleri halka arz edilen ve sermaye piyasasında faaliyet gösteren kuruluşları, bu kuruluşların faaliyetlerinin mevzuat ve mali bünye açısından uygunluğunu denetleme hakkına sahiptir. SPK’ nın, denetleme faaliyetlerini yürütürken mevzuata aykırılık tespit etmesi halinde; önleyici ve düzeltici tedbirler alma, uyarma, emir verme ve yaptırım uygulama yetkisi vardır.

 

Sermaye Piyasası Kurulu’nun denetleme yetkisini kullanması sonucunda mevzuata aykırılıklar tespit etmesi halinde yaptırım uygulama yetkisi bulunmaktadır. Kurulun yetkileri Sermaye Piyasası Kanunu’nda sayılmış olmakla birlikte, idari yaptırımlar, ayrı bir başlık altında toplanmamış, tedbirler adı altında yaptırımlara da yer verilmekle yetinilmiştir. Kanunda Sermaye Piyasası Kurulunun uyguladığı tedbirler, özel hukuka özgü tedbirler ve kamu hukukuna özgü tedbirler olarak; yaptırımlar ise Kurul tarafından uygulanan idari yaptırımlar ve mahkemelerce uygulanan cezai yaptırımlar olarak ikiye ayrılabilir. İdari yaptırımlar da kendi içerisinde, düzenlendikleri yere göre, niteliklerine göre, kapsamlarına göre ve uygulanış biçimlerine göre ayrımlara tabi tutulabilirler.

 

 

Bahsedilen kanun, aşağıdaki bölümleri içerisinde barındırmaktadır (Erçoklu, 1998);

  • Birinci Bölüm;

Bu bölümde genel hükümler bulunmaktadır.

  • İkinci Bölüm;

Bu bölümde, Sermaye Piyasası araçlarının kurul kaydına alınması ihracı, halka arzı ve satışı düzenlenmektedir.

  • Üçüncü Bölüm;

Bu bölüm içerisinde, İhraççılar ve Halka Açık Anonim Ortaklıklara ilişkin Hükümleri düzenlenmektedir.

  • Dördüncü Bölüm;

Bu bölümde, Sermaye Piyasası Kuruluşu düzenlenmektedir.

  • Beşinci Bölüm;

Bu bölümde, Sermaye Piyasası faaliyetleri ve Sermaye Piyasası Kurumlarını düzenlenmektedir.

  • Altıncı Bölüm;

Bu bölüm ise, Denetim ve Cezai Sorumluluk maddelerini ihtiva etmektedir.

  • Yedinci Bölüm;

Son bölüm, Çeşitli Hükümleri ihtiva etmektedir.

 

Yeni kanun tasarısının gerekçesine bakıldığında, neden tamamen yeni bir kanun çıkarılmak istendiğine ilişkin pek çok argüman belirtilmektedir. Bunların arasında(http://www.thelira.com, 11.02.2014);

 

  • Mevcut kanunun 1981 yılında çıkarıldığı ve 1992 yılındaki kamuyu aydınlatma sistemine geçiş ile 1999 sonundaki ikincil piyasaya yönelik yenilikler dışında esaslı bir değişikliğe uğramamış olması da sayılmaktadır.
  • Piyasaların değişen ve karmaşıklaşan yapısına mevcut metnin cevap veremediğinden dem vurulmaktadır.
  • Yeni kanun ihtiyacını bu sektörün düzenleyici kurumu olan Sermaye Piyasası Kurulu;

ü  Düzenlediği alanda istediği reformları yapabilmek,

ü  Denetim ve cezai yaptırımlarının gücünü arttırabilmek için bu değişikliğe ihtiyaç duymaktadır.

  • Yapılan değişikliklerin niteliğine bakıldığında kanımca bu ihtiyaç fazlasıyla ön planda tutulmuştur.

 

6.12.2012 kabul tarihli 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunun gerekçesinde getirilen yenilikler (http://www.thelira.com, 11.02.2014);

  • Sermaye piyasası araçları ve ihraççılar,
  • Finansal raporlama, bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme,
  • Sermaye piyasası faaliyetleri, aracılar, öz düzenleyici kuruluşlar,
  • Kurumsal yatırımcılar,
  • Denetim ve tedbirler,
  • Piyasa suçları ve yaptırımlar şeklinde tasnif edilebilmektedir.

6.12.2012 kabul tarihli 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ise 28.07.1981 kabul tarihli 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun yerine hazırlanmış bulunmaktadır.

 

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (http://www.mevzuat.gov.tr ‎, 11.02.2014)

 

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir

Kapsam

MADDE 2 – (1) Sermaye piyasası araçları, bu araçların ihracı, ihraççılar, halka arz edenler, sermaye piyasası faaliyetleri, sermaye piyasası kurumları, borsalar ile sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü diğer teşkilatlanmış piyasalar, piyasa işleticileri, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, merkezî takas kuruluşları, merkezî saklama kuruluşları, Merkezî Kayıt Kuruluşu ve Sermaye Piyasası Kurulu bu Kanun hükümlerine tabidir. Halka açık olmayan anonim ortaklıkların halka arz edilmeyen pay ihraçları, bu Kanun kapsamı dışındadır.

(2) Bu Kanunda ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan ikincil mevzuatta hüküm bulunmayan ve diğer kanunlarda bu Kanunun uygulanmayacağının belirtildiği hâllerde genel hükümler uygulanır.

Bu kanun ile birlikte birçok düzenlemeye gidilmektedir. Örneğin (http://calismatoplum.org, 12.02.2014);

 

  • 6.12.2012 tarihinde kabul edilen 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda grev ve lokavta ilişkin yeni bir yasak düzenlenmiştir.

 

Yeni kanun ile ilgili Ali Babacan’ın görüşlerine değinildiğinde ise(http://www.bloomberght.com, 17.02.2014);

 

  • Yeni Kanun ile birlikte sermaye piyasalarının temel unsurlarından olan İMKB’ye ilişkin köklü bir reform yapıldığı da bildirmektedir.
  • Kanunla İMKB ve İstanbul Altın Borsası’nın, ”Borsa İstanbul” adı altında bir anonim şirket yapısında birleştirildiğini anımsatmaktadır.
  • Borsa İstanbul’a ait payların yüzde 49′unun Hazine ve yüzde 51′lik kısmının ise Borsa İstanbul adına kayıt altına alındığını kaydetmektedir.
  • Borsa İstanbul adına kaydolunan paylardan da:

ü  İMKB’nin mevcut üyelerine sermayenin yüzde 4′ü,

ü  İstanbul Altın Borsası’nın mevcut üyelerine sermayenin binde 3′ü,

ü  Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’ne yüzde 1′i bedelsiz olarak, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası’nın mevcut ortaklarına ise bir ay içinde talepleri halinde belirli bir oran çerçevesinde (20′ye 1) verilmek suretiyle, sermaye piyasalarının önemli taraflarının Borsa İstanbul bünyesinde birleşeceğini vurgulamaktadır.

 

Ayrıca yeni kanun ile Türk Hukuku’nda pek çok düzenlemeye gidildiği görülmektedir. Bu düzenlemeler kısaca sıralanmak istendiği takdirde (http://bavder.com.tr, 17.02.2014);

 

  • İhraç ve halka arzda yenilikler,
  • Kurumsal yönetim ilkelerinde yenilikler,
  • Yatırımcı haklarını güçlendirmeye yönelik yenilikler,
  • Sermaye piyasası faaliyetlerindeki yenilikler,
  • Kolektif yatırım kuruluşları konusundaki yenilikler,
  • Piyasa bileşeni kurumlar ve müesseseler konusundaki yenilikler,
  • Ve benzeri alanlarda birçok düzenlemeye gidilmektedir.

 

 

 


 

3. ESKİ VE YENİ SERMAYE PİYASASI KANUNLARININ KIYASLAMALI OLARAK TANIMLANMASI

 

3.1.ESKİ SERMAYE PİYASASI KANUNUNUN DEĞERLENDİRİMESİ

 

Eski Sermaye Piyasası Kanunu olarak isimlendirilen kanun, kabul tarihi 28.07.1981 olan 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’dur. Bahsedilen kanundan kısaca bahsedilecek olduğunda, Sermaye Piyasasına yeni kavram ve kurumları kattığı görülmektedir.

 

Bu kanun ile getirilen yeni bir kavram ile (Özkol, 1984);

  • Kayıtlı Sermaye imkânı menkul değer ihraç eden kuruluşlara tanımış olmasıdır.
  • Kayıtlı sermaye, yürürlükte bulunan sabit sermaye sistemine kıyaslandığı takdirde;

ü  Yönetim kurallarına önemli takdir yetkisi veren,

ü  Esneklik kazandıran bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

  • Kayıtlı sermaye kavramına bakıldığında;

ü  Anonim ortaklığın sermayesini yükseltebileceği,

ü  Yeni hisse senetleri çıkarabileceği bir tavan ifade etmektedir.

  • Bu tavana kadar yönetim kurulu, ihtiyaç duyduğu zamanlarda yeni hisse senedi çıkarabilecektir.
  • Aslına bakılırsa, sabit sermeye sisteminde sermaye arttırılması oldukça ağır formalitelere bağlanmış bulunmaktadır.

 

 

 

Sermaye Piyasası Kurulu;

 

  • Hisse senetlerini halka arz etmiş veya ortak sayısı 100’den fazla olması nedeniyle hisse senetlerini halka arz etmiş sayılan Anonim Ortaklıkları denetimine tabi tutmaktadır.
  • 1/1/1985 tarihi itibariyle, bu ortaklıkların sayısı:

ü  Birinci grupta, hisse senetlerini halka arz etmiş olanlar 605,

ü  2. Grupta, hisse senetlerini halka arz etmemiş olmakla birlikte,

ü  Diğer menkul kıymetlerini halka arz etmiş olanlar242’dir.

Eski Sermaye Piyasası Kanunu’nu farklı açılardan değerlendirecek olduğumuzda, kamuoyu aydınlatma konusuna değinmek önem taşımaktadır. Örneğin, Türk Hukukunda gerçek anlamda kamuyu aydınlatma ilkesinin, hukuk sistemine girişi, 1982 yılında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile gerçekleşmiş bulunmaktadır. Ancak,  Avrupa’da, kamuyu aydınlatma ilkesi İngiltere’de doğmuştur. Aynı zamanda, bu kavram 1862 tarihli Şirketler Kanunu, Companies Act ile ortaya çıkmış, buradan diğer ülkelere yayılmış bulunmaktadır ( Eğilmez, 1982).

 

Bu ve buna benzer örnekler verilebileceği gibi (Domaniç, 1990);

  • 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile ABD ilk düzenlemelerde olduğu gibi ön izin müessesesini benimsemiş,
  • Menkul kıymetlerin halka arzını ön izne bağlamış, kamuyu aydınlatmadan ziyade ön izni verecek makam olan “Sermaye Piyasası Kurulu’nun aydınlatılmasını” ön plana almıştır.
  • 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Menkul Kıymetlerin Halka Arzı ve Satışı”nı düzenleyen 4-10. Maddeleri halka arz izninin verilmesi esnasında Kurul’a verilmesi gerekli bilgileri belirlemektedir.
  • Sermaye Piyasası Kurulunca belgeler üzerinde yapılacak inceleme sonucu, belgelerin tam ve doğru olarak sunulduğu ve incelemeye esas alınan ilkeler yönünden, başvuruda bulunan ortaklığın, halka arzda bulunmasının uygun olduğu kanaatine varıldığında “halka arz izni” verilecek (SerPK. m.5/1),
  • Açıklamaların yeterli ve gerçeğe uygun bulunmadığı veya halka arzın kamu yararına aykırı düşeceği ya da halkın istismarına yol açacağı kanısına varıldığı takdirde başvuru red edilecektir.(SerPK. m.5/3)

 

Bu kanun üzerinde bazı değişikliklere gidilmektedir. Öne çıkan değişimlere göz atılmak istendiğinde (http://www.mevzuatdergisi.com, 18.02.2014);

 

2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü maddesine bir fıkra ekleyen 3291 sayılı kanun 3/06/1986 da yayınlandı.

19 uncu maddesinin 2 nci fıkrasını değiştiren ve bir geçici madde getiren 14/01/1988 tarih ve 311 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname (KHK) 28/02/1988 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmıştır.

Sermaye Piyasası Kanununda değişiklik yapılmasına, Bankalar  Kanununun Bir  maddesinin değiştirilmesine ve 35 sayılı K.H.K.nin bazı maddelerinin yürürlükten kaldırılmasına dair 29/04/1992 tarih ve 3794 sayılı kanun 13/05/1992 tarih ve 21227 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürülüğe konulmuştu.

558 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bazı değişiklikler yapılmışsa da Anayasa Mahkemesi K.H.K.’yi iptal ettiğinden bu kararnamenin hükümleri uygulama alanından kaldırılmıştır.

 

2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, birçok alanda düzenleme yapmaktadır. Bunlardan bazılarına değinildiği takdirde (TSPAKB, 2012);

 

  • Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası Anonim Şirketi” unvanı ile bir vadeli işlem borsası kurulması:

ü  Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17/8/2001 tarihli ve 39/1101 sayılı Kararına dayanan Devlet Bakanlığı’nın 3/9/2001 tarihli ve 2381 sayılı yazısı üzerine,

ü  2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun (Kanun) değişik 40’ıncı maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 19/10/2001 tarihinde kararlaştırılmış bulunmaktadır.

 

  • Borsa konusuna gelindiğinde ise, Borsa Yönetmeliğinin amacı:

ü  2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 40’ıncı maddesi ve Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsalarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca,

ü  VOB’un işlem, üyelik, takas ve faaliyet esaslarını düzenlemektir. Borsa Yönetmeliği 27.03.2004 tarihli ve 25415 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmaktadır.

  • Borsa, işlemlerin açık, düzenli ve dürüst bir şekilde gerçekleşmesinin sağlanması ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa aykırılık oluşturacak şekilde gerçekleştirilen işlemlerin tespit edilmesi amacıyla bünyelerinde gerekli gözetim sistemini kurmaktadır. Ayrıca bu kapsamda:

 

ü  Piyasa,

ü  Pazar,

ü  Platform,

ü  Sistem,

ü  Menkul kıymet,

ü  Üye,

ü  İhraççı bazında ve/veya emir veren veya işlem yapan gerçek ve tüzel kişiler ile ilgili olarak her türlü önleyici tedbirleri alabilmektedirler.

 

Türk hukukuna bakıldığında, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun sermaye piyasalarında tasarruf sahipleri olarak adlandırılan yatırımcının hak ve yararlarının korunmasını amaçladığı görülmektedir (http://webftp.gazi.edu.tr, 17.02.2014).

 

3.1.1. Borçlar Hukuku Açısından

 

Yatırım fonları

Madde 37 – (Değişik: 29/4/1992 – 3794/27 md.)  Bu Kanun hükümleri uyarınca halktan katılma belgeleri karşılığında toplanan paralarla, belge sahipleri hesabına, riskin dağıtılması ilkesi ve inançlı mülkiyet esaslarına göre sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, altın ve diğer kıymetli madenler portföyü işletmek amacıyla kurulan malvarlığına Yatırım Fonu adı verilir.

Fonun tüzel kişiliği yoktur; ancak malvarlığı kurucunun malvarlığından ayrıdır. Kurucu, fonu, yatırım fonu katılma belgesi sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde temsil eder, yönetir veya yönetimini denetler. Fon varlığının korunması ve saklanmasından kurucu sorumludur. Kurucu ile katılma belgesi sahipleri arasındaki ilişkilere bu Kanunda ve ilgili mevzuatta hüküm bulunmayan hallerde Borçlar Kanununun Vekalet Akdi hükümleri uygulanır ( Sermaye Piyasası Kanunu, 1981).

 

Buradan da anlaşılacağı üzere, Sermaye Piyasası Kanunu’nda herhangi bir konuda boşluk olduğu takdirde, Borçlar Kanunu’na başvurulmaktadır. Ayrıca bu durum resmi olarak da Sermaye Piyasası Kanunu içerisinde kabul edilmektedir.

 

Konut finansmanı fonu

Madde 38/B – (Ek: 21/2/2007-5582/12 md.)

Konut finansmanı fonu, ihraç edilen ipoteğe dayalı menkul kıymetler karşılığında toplanan paralarla, ipoteğe dayalı menkul kıymet sahipleri hesabına inançlı mülkiyet esaslarına göre oluşturulan malvarlığıdır.

Fon kurucuları, fon portföyünde yer alan kredilerin ve bunlarla bağlantılı işlemlerin ödemelerine aracılık edenler, fon kurma limiti, portföyün riskten korunması veya kredi değerliliğinin artırılması amacıyla yapılan sözleşmeler dahil fon portföyüne alınabilecek varlık türleri, portföy sınırlamaları ile ipoteğe dayalı menkul kıymetlerin ihraç ve Kurul kaydına alınmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir. Kurucular, ihraç edilen ipoteğe dayalı menkul kıymetlere yönelik garanti verebilirler.

Fonun tüzel kişiliği yoktur, ancak malvarlığı kurucunun mal varlığından ayrıdır. Fon malvarlığı, ihraç edilen ipoteğe dayalı menkul kıymetler itfa edilinceye kadar, başka bir amaçla tasarruf edilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, kamu alacaklarının tahsili amacı da dahil olmak üzere haczedilemez, ihtiyatî tedbir kararı verilemez ve iflâs masasına dahil edilemez.

Fon kurulu, ihraç edilen ipoteğe dayalı menkul kıymetlerin sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde fonu temsil eder ve yönetir. Fon portföyüne alınan varlıkların kayıtlarının doğruluğundan ve bu varlıkların korunması ve saklanmasından fon kurulu sorumludur. Fon kuruluna ilişkin şartlar ile fon varlıklarının yönetimine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.

Kurucu, fon kurulu ve ihraç edilen ipoteğe dayalı menkul kıymetlerin sahipleri arasındaki ilişkilere bu Kanunda ve ilgili mevzuatta hüküm bulunmayan hallerde Borçlar Kanununun vekâlet akdi hükümleri uygulanır.

 

3.1.2. Bankacılık Hukuku Açısından

 

Günümüzde mobilize edilen tasarrufların selektif dağılımını da düzenleyen bankacılık mevzuatının, ilk düzenlemede 2243 sayılı Mevduat Koruma Kanunu ile adından da açıkça anlaşıldığı üzere;

 

  • Sadece tasarrufları korumayı,
  • Bu suretle tasarrufların mobilizasyonunu hedef almıştır.
  • Selektif kredi politikasının bankacılık mevzuatımıza girişi yaklaşık çeyrek asır sonra gerçekleşmiştir.
  • Tasarının konusu (m—1) bu amacı gerçekleştirmek üzere, sermaye piyasasında güven ve kararlılığı sağlamaktır.
  • Bunu sağlamak üzere Tasarı ile gerekli düzenlemeler ve denetim getirilmektedir (http://www.sermayepiyasasi.org, 17.02.2014).

 

3.1.3. Ticaret Hukuku Açısından

 

Sermaye piyasasının hukuki düzenlemeye ihtiyaç duyduğu da muhakkaktır (http://www.sermayepiyasasi.org, 17.02.2014);

  • Sermaye piyasasının oluşması ve gelişmesinde temel şart;

ü  Piyasanın güven ve kararlılık içinde çalışması,

ü  Tasarruf sahiplerinin haklarının korunmasıdır.

ü  Bu güven ve kararlılık piyasanın geleceğinin bir garantisi olarak mütalaa edilmelidir.

  • İkinci olarak, Kara Avrupa hukukunun etkisinde hazırlanmış bulunan Meri Ticaret Kanunumuz Anonim Şirketinin halka açılmalarında uzun ve külfetli bir prosedür öngörmektedir.
  • Diğer açıdan bakıldığında ise;

ü  Sermaye piyasasının fonksiyonunu başarı ile yapması,

ü  Anonim şirketler tarafından ihraç edilen menkul kıymetlerin tasarruf sahiplerine satılmasında görev yapan aracı kurumlar ile menkul kıymet portföyü yönetiminde ihtisaslaşmış yatırım ortaklıkları,

ü  Yatırım fonları gibi sermaye piyasası yardımcı kuruluşlarının varlığını ve emin bir şekilde çalışmalarını gerektirmektedir.

  • Dördüncü ve güncel bir neden sermaye piyasasında son yıllarda meydana gelen gelişmeler şeklindedir.

 

Sermaye Piyasası ve Yeni kanunun getirdiği bazı düzenlemeler diğer kanunlarla ilişkilendirildiği takdirde bazı anekdotlar dikkat çekmektedir. Bunlar (http://www.mevzuatdergisi.com, 18.02.2014);

 

  • Sermaye Piyasasının en önemli amacı tasarrufları teşvik etmek olarak karşımıza çıkmaktadır.
  • Bir ülkede:

ü  Tasarruf yoksa

ü  Bu tasarruflar faydalı alanlarda kullanılmıyorsa o ülkede kalkına gerçekleşmiyor demektir.

ü  Tasarrufların büyük bir bölümü kumarhanelere ve gereksiz harcamalara yönelmiş ise o tasarruflar yerine masraf yapılıyor demektir.

  • Tasarrufların menkul kıymetlere yatırılmasını teşvik ve temin eden bu yasa aynı zamanda Sermaye Piyasasının:

ü  Güven,

ü  Açıklık,

ü  Kararlılık içinde çalışmasını temin etmeye matuf düzenlemeler gerçekleştirmiştir.

ü  Bunun için tasarruf sahiplerinin hak ve yasalarının hazırlanmasını düzenlemiş ve zamanla da denetlemeyi getirmiştir.

  • Yasa piyasasının güven ve açıklık içinde gerçekleşmesini temin için:

ü  Bağımsız denetlemeyi düzenlemiş,

ü  Bu konuda görev yapacak şirketlerin kurulmasını sağlamıştır.

ü  Böylece Sermaye Piyasasının şeffaf hale getirilmesini amaçlamış bulunmaktadır.

Sermaye Piyasası Kanunu’nun 17. Maddesine göre, Kurumsal yönetim ilkeleri (http://www.ticaretkanunu.net, 18.02.2014);

 

MADDE 17- (1) Halka açık ortaklıklarda kurumsal yönetim ilkeleri ile kurumsal yönetim uyum raporlarının içeriğine, yayımlanmasına, ortaklıkların kurumsal yönetim ilkelerine uyumlarının derecelendirilmesine ve bağımsız yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin usul ve esaslar  Kurulca  belirlenir.  Kurul  bu yetkilerini halka açık şirketler arasında haksız rekabet ile sonuçlanmayacak şekilde ve eşit koşullardaki şirketlere eşit kuralların uygulanması prensibini göz önünde bulundurarak kullanır.

(2) Kurul, payları borsada işlem gören halka açık ortaklıkların, niteliklerine göre, kurumsal yönetim ilkelerine kısmen veya tamamen uymalarını zorunlu tutmaya, buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye, verilen süre içinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmemesi hâlinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmesini sağlayacak kararları almaya ve buna ilişkin işlemleri resen yapmaya, herhangi bir süre vermemiş olsa dahi uyum zorunluluğuna aykırı işlemlerin hukuka aykırılığının tespiti veya iptali için her türlü teminattan muaf olarak ihtiyati tedbir istemeye, dava açmaya, açılan davada uyum zorunluluğunun yerine getirilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar alınmasını istemeye, bu işlemlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

(3) Halka açık ortaklıkların, ilişkili tarafları ile gerçekleştirecekleri Kurulca belirlenecek nitelikteki işlemlere başlamadan önce, yapılacak işlemin esaslarını belirleyen bir yönetim kurulu kararı almaları zorunludur.  Söz konusu yönetim kurulu kararlarının uygulanabilmesi için bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun onayı aranır. Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun söz konusu işlemi onaylamaması hâlinde, bu durum işleme ilişkin yeterli bilgiyi içerecek şekilde kamuyu aydınlatma düzenlemeleri çerçevesinde kamuya duyurulur ve işlem genel kurul onayına sunulur. Söz konusu genel kurul toplantılarında, işlemin tarafları ve bunlarla ilişkili kişilerin oy kullanamayacakları bir oylamada karar alınır. Bu maddenin genel kurul toplantısında görüşülmesinde, toplantı nisabı aranmaz, oy hakkı bulunanların basit çoğunluğu ile karar alınır. Bu fıkrada belirtilen esaslara uygun olarak alınmayan yönetim kurulu ve genel kurul kararları geçerli sayılmaz.

(4) Halka açık ortaklıklar gerek bu maddede gerekse 6102 sayılı Kanunun 1524 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş yükümlülüklerini MKK tarafından sağlananelektronik ortam vasıtasıyla da yerine getirebilirler.

(5) Bu maddenin halka açık bankalar hakkında uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun uygun görüşü alınmak suretiyle belirlenir.

 

3.2. YENİ SERMAYE PİYASASI KANUNUNUN DEĞERLENDİRİMESİ

 

TBMM Genel Kurulunun 06 Aralık 2012 tarihli oturumunda 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kabul edilmiştir. Bahsedilen Kanun ile sermaye piyasasının (http://www.verginet.net, 18.02.2014);

  • Güvenilir,
  • Şeffaf,
  • Etkin,
  • İstikrarlı,
  • Adil,
  • Rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması,
  • Yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi amaçlanmaktadır.

 

Yeni Kanun’un hazırlanmasında (https://www.kpmg.com, 18.02.2014);

 

  • AB müktesebatına uyum,
  • Yeni Türk Ticaret Kanunu ile anonim şirketler hukuku alanında yapılan reformlar,
  • Eski Sermaye Piyasası Kanunu’nun yetersiz kalması ve eksiklikleri gidermek amacıyla çıkartılan ikincil düzenlemelerin yaratmış olduğu karmaşık yapı etkili olmuştur.
  • Ayrıca, sermaye piyasasında:

ü  İhraççı,

ü  Yatırımcı,

ü  Piyasa işlemi üçlüsünü dikkate alan “piyasa düzenleyici bir metne” olan ihtiyaç bu mevzuat değişikliğinde önemli rol oynamıştır.

ü

Sermaye Piyasası Kurulu bu Kanun hükümlerine (http://www.verginet.net, 18.02.2014):

 

  • Sermaye piyasası araçları,
  • Bu araçların ihracı,
  • İhraççılar,
  • Halka arz edenler,
  • Sermaye piyasası faaliyetleri,
  • Sermaye piyasası kurumları,
  • Borsalar ile sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü diğer teşkilatlanmış piyasalar,
  • Piyasa işleticileri,
  • Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği,
  • Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, merkezî takas kuruluşları,
  • Merkezî saklama kuruluşları,
  • Merkezî Kayıt Kuruluşu ve tabidir.

 

Halka açık olmayan anonim ortaklıkların halka arz edilmeyen pay ihraçları, bu Kanun kapsamı dışındadır. Bu kanun kapsamında getirilen değişiklikler sıralanmak istendiği takdirde (Berber, 2013);

 

  • Sermaye piyasası araçlarının ihraç veya halka arzı için öngörülen Kurul kaydına alınma sistemi kaldırılarak bunun yerine;

ü  AB mevzuatına paralel bir biçimde,

ü  İzahnamenin Kurulca onaylanması uygulaması sistemine geçilmiştir.

ü  Ancak, izahnamenin onaylanmasının, izahnamede yer alan bilgilerin doğru olduğunun Kurulca tekeffülü anlamına gelmeyeceği gibi, söz konusu sermaye piyasası araçlarına ilişkin bir tavsiye olarak da kabul edilemeyeceği açıkça düzenlenmiştir.

  • İzahname geçerlilik süresi kavramı da ilk kez Türkiye mevzuatına kazandırılarak;

ü  Her ihraç öncesi onay,

ü  Tescil,

ü  İlan süreçlerinin tekrarlanmasının,

ü  Her araç için farklı izahname hazırlanmasının getirdiği ek maliyetlerin azaltılarak ihraçlara kolaylık sağlanması amaçlanmıştır.

  • Diğer bir yenilik olarak;

ü  İzahnamede değişiklik yapılması halinde,

ü  Yatırımcılara bu değişikliklerin yayımlanmasından itibaren iki iş günü içinde taleplerini geri alma hakkı tanınmıştır.

  • Paylarının piyasa fiyatı veya defter değeri, nominal değerinin altında olan şirketlerin, nominal değerinin altında bir fiyatla pay ihraç edebilmesine Kurulca izin verilmesi imkânı getirilerek, payları nominal değerin altında işlem gören borsa şirketlerinin finansal sorunlarının derinleşmesinin önlenmesi amaçlanmıştır.

 

Yeni Sermaye Piyasası Kanunu’nun getirilme nedenleri arasında;

 

  • AB müktesebatına uyum,
  • Twinning Project,
  • Yeni TTK ile A.Ş. hukukunda reformlara uyum,
  • Eski kanunun yetersiz kalması düzenlemelerin yarattığı karmaşık yapı,
  • Sermaye piyasasında ihraççı, yatırımcı ve piyasa işlemi üçlüsünü dikkate alan “piyasa düzenleyici bir metne” olan ihtiyaç,
  • İstanbul uluslararası finans merkezi,
  • Güçlü bir hukukî çerçeve,
  • Kurumsal yeniden yapılanma,
  • Kurum bazlı düzenleme yerine faaliyet bazlı düzenlemedir.

 

Bazı değerlendirmelerde bulunmak gerektiği takdirde (http://www.ticaretkanunu.net, 20.02.2014);

 

  • 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (ETTK), esas sermaye  sistemini kabul etmektedir.
  • Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda ise, esas sermaye  sistemi ile birlikte kayıtlı sermaye  sistemine de yer verildiği görülmektedir.
  • Bu durumun sonucunda, halka açık olmayan anonim şirketlerin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan izin alarak kayıtlı sermaye sistemine geçmeleri mümkün olabilmektedir (YTTK md. 332/f.3).
  • Bazı durumlarda ise Sermaye  Piyasası Kurulu’ndan izin almak sureti ile kayıtlı sermaye sistemini kabul edebileceklerdir. Bunlar;
    • Hisse senetlerini halka arz etmek üzere kurulan anonim şirketler ile kurulmuş olup da sermaye artırmak suretiyle hisse senetlerini halka arz edecek olan anonim şirketler olarak belirlenmektedir (SPK md. 12/f.1; YTTK md. 332/4).

 

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 35. maddesinin b) bendinde Kolektif Yatırım Kuruluşları, Sermaye Piyasası Kurumlarından biri olarak gösterilmektedir. 48 ilâ 56. maddeler arasında ise kolektif yatırım kuruluşu üst başlığı altında:

 

  • Yatırım ortaklıkları, değişken sermayeli yatırım ortaklıkları,
  • Yatırım fonları,
  • Portföy yönetim şirketleri düzenlenmektedir.

 

Tüm bunların yanı sıra, kolektif yatırım kuruluşu kavramı esas itibariyle yatırım ortaklıklarını ve yatırım fonlarını ifade etmek için kullanılmaktadır. Değişken sermayeli yatırım ortaklıkları da, yatırım ortaklıklarının bir türü olarak kolektif yatırım kuruluşu olarak kabul edilmektedir. Portföy yönetim şirketlerine bakıldığında ise ana faaliyet konularının (Ertan, 2013):

 

  • Yatırım fonlarının kurulması,
  • Yatırım fonlarının yönetimi olan anonim ortaklıklardır (SPK m.55).

Burada asıl anlatılmak istenen nokta ise, portföy yönetim şirketlerinin yeni Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde yatırım fonu kurup yönetebilecek ortaklıklar olmalarıdır.

 

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda bir diğer değişiklik de yatırım ortaklıkları konusunda olmaktadır. Bu kanuna göre yatırım ortaklıkları (Ertan, 2013);

 

  • Yatırım ortaklıkları,
  • Sermaye piyasası araçları,
  • Gayrimenkul,
  • Girişim sermayesi yatırımları,
  • Kurulca belirlenecek diğer varlık ve portföyleri işletmek amacıyla,
  • Paylarını ihraç etmek üzere kurulan,
  • Sabit veya değişken sermayeli kurulan anonim ortaklıklardır.

 

Sermaye Piyasası Hukuku Sempozyumu’nda (http://www.haberler.com, 21.02.2014);

 

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Borsa İstanbul’da işlem gören Türk şirket sayısını 2023 yılında 1000′e çıkarmayı amaçladıklarını belirterek, yabancı şirket sayısını da bu sayıdan daha yukarıya çıkarma arzusunda olduklarını söyledi.

Yazıcı, “Sermaye Piyasası Kanunu Işığında Sermaye Piyasası Hukuku Sempozyumu”nda yaptığı konuşmada, likiditenin borsaların performansının ölçülmesinde öne çıkan kriterlerden biri olduğunu belirterek “Çünkü borsaların en önemli fonksiyonlarından birisi likidite sağlamalarıdır. Aynı zamanda pazarın derinliğini gösteren bir ölçü olarak kabul edilir. Bu oranın yüksek olması likit bir piyasanın varlığına işaret etmektedir” dedi.

 

 

SPK Başkanı Vahdettin Ertaş (http://www.sondakika.com, 26.02.2014);

 

  • 6362 sayılı Kanun’un bir çerçeve kanun olduğuna ve pek çok alanda Sermaye Piyasası Kurulu’na düzenleme yapma yetkisi verdiğine işaret eden Ertaş:

ü  Piyasaların yapılanması,

ü  Piyasaların işleyişi konusunda ikincil düzenlemelerin önemli ölçüde belirleyici olacağını kaydetmiş bulunmaktadır.

 

Türk Ticaret Kanunu ile getirilen bazı düzenlemeler mevcuttur. Bu düzenlemelerin bazıları konumuzla ilişkilendirildiği takdire (http://bavder.com.tr, 22.02.2014;

 

  • 6102 sayılı TTK ile getirilen anonim ortaklıkların kendi paylarını iktisabına ilişkin düzenlemelerin halka açık şirketler için uygulanmasında ortaya çıkabilecek olası sorunları bertaraf amacıyla tüm halka açık ortaklıklar için Kurul’a bazı önemli haklar verilmiştir. Örneğin:

ü  Kurul’a, pay geri alımlarına ilişkin düzenleme yapma yetkisi verilmiştir.

  • Gelişmiş hukuk sistemlerinde gördüğümüz azınlık pay sahiplerini korumaya yönelik olarak da düzenlemelere gidilmiştir. Örneğin:

ü  Halka açık ortaklıklarda önemli nitelikteki işlemler tanımlanmış,

ü  Bu işlemlere muhalif kalan pay sahiplerine 6102 sayılı TTK’dan daha geniş bir biçimde ayrılma hakkı tanınmıştır.

  • Ayrıca;

ü  Genel kurulun toplantıya çağrılma usulleri,

ü  İlgili süreler,

ü  Toplantı nisaplarının uygulanması esasları yeniden düzenlenmiş,

ü  Genel kurul toplantısına ilişkin ilan süresi 3 haftaya çıkarılmıştır,

ü  Rüçhan haklarının kısıtlanması,

ü  Sermaye azatlımı,

ü  Kanun’da sayılan önemli nitelikteki işlemlere ilişkin genel kurul kararlarında aranacak karar nisabı AB düzenlemelerine paralel hale getirilmiştir.

 

 

 

 

 

4. ESKİ VE YENİ SERMAYE PİYASASI KANUNLARI ARASINDAKİ FARKLAR VE UYGULAMADAKİ GÜÇLÜKLER

 

4.1.İKİ KANUN ARASINDA GÖRÜLEN FARKLAR

 

İki kanun arasında, hem kavramsal bağlamda hem de uygulamada birçok değişiklik mevcuttur. Bu değişikliklerden bazılarına değinilecek olunduğunda, Tablo-1 yardımı ile inceleme yapmak mümkündür.

 

Tablo 1. 2014Yılı Mevzuat Değişiklikleri (http://www.spk.gov.tr, 20.02.2014)

 

 

İki kanun arasında, değişen maddeler dikkate alındığı takdirde birçok farklılık olduğu görülmektedir. Kısaca değişen ve yenilenen maddelere göz atmak mantıklı olmaktadır.

 

4.2. İKİ KANUN ARASINDA GÖRÜLEN UYGULAMADAKİ FARKLILIKLAR

 

2499 sayılı Eski Sermaye Piyasası Kanununa bakıldığında (http://bavder.com.tr, 22.02.2014);

 

  • Daha sonraki yıllarda çeşitli değişikliklere uğrasa da gelişen ihtiyaçlara ve özellikle son on yılda küresel finans sisteminde yaşanan gelişmelere cevap vermekte yetersiz kalmış,
  • Hem bu ihtiyaçların giderilmesi hem de Hükümetimizin ortaya koyduğu 2023 İstanbul uluslar arası finans merkezi projesini gerçekleştirebilmek için geçen yılın son gününde 6362 sayılı yeni SPKn. Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

Eski ve yeni Sermaye Piyasası Kanunları arasında bazı farklar mevcuttur. Bu farklar kısaca sıralanmak istendiği takdirde, Yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile getirilen maddelere dikkat edildiğinde;

 

  • 6362 sayılı Yeni Kanun daha çok çerçeve kanun niteliği taşımaktadır.
  • Yeni kanunla birlikte halka açıklık konusunda birçok değişikliğe gidilmektedir.
  • İhracatçıların sorumluluklarına bakıldığında, daha da ağırlaştığı görülmektedir.
  • Yatırımcıları koruyan yeni düzenlemelere yer verilmektedir.
  • Sermaye Piyasası Kurulu’nun arama ve denetleme yetkisi genişlemektedir.
  • Bazı suç isimleri ve cezalarında değişiklikler yapılmaktadır.
  • Bazı cezaların sürelerinde değişikliğe gidilmekte ve artırım söz konusu olmaktadır.

 

4.2.1.Katkıları Bazında Örneklemeler

 

Katkıları bazında eski ve yeni Sermaye Piyasası Kanunları kıyaslanacak olduğunda bazı parametreler dikkat çekmektedir. Örneğin, eski Sermaye Piyasası Kanunu boşlukları doldurmak için ve dönemin ihtiyaçlarını gidermek için oluşturulmuştur. O dönem içerisinde yeterli olmuş ve fayda sağlamıştır. Ancak zaman içerisinde teknoloji gelişmiş, piyasaların kompleks bir yapıya bürünmesi ile birlikte farklı düzenlemeler ve farklı ihtiyaçlar ortaya çıkmaktadır. Bu ihtiyaçları gidermek için de yeni Sermaye Piyasası Kanunu gündeme gelmektedir.

 

Türk ekonomisine bakıldığında son 10 yılda yaşanan olumlu gelişmeler göze çarpmaktadır. Aynı zamanda bu gelişmelerin devam edeceğine dair kuvvetli beklentiler, yatırımcı taleplerine hızla cevap verebilecek, şirketlerimize alternatif finansman kaynakları sunabilecek güçlü bir sermaye piyasasına ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Elbette bahsedilen bu ihtiyacı karşılamak için, son 10 yılda sağlanan (http://bavder.com.tr, 22.02.2014);

 

  • Ekonomik ve siyasi istikrarla birlikte,
  • Sermaye piyasalarımızın:

ü  Hukuki,

ü  Teknik,

ü  Piyasa alt yapısını en üst düzeyde oluşturmanın gayreti içerisinde bulunulmaktadır.

Yoğunlukla yeni Sermaye Piyasası Kanunu üzerinde durulacak olunduğunda, birçok yenilik ve değişimle Sermaye Piyasalarına katkıda bulunduğu açıktır. Örnek verilecek olunduğunda;

 

  • Eski Sermaye Piyasası Kanunu ile bir anonim şirketin halka arz olunması konusunda ortak sayısı 250 iken, yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile bu sayı 500’e çıkartılmaktadır.
  • Aynı zamanda halka açık ortaklıklarda bir kolaylıkta şu noktada oluşmaktadır. Örneğin eski kanun ile halka açık ortaklıklar kendi paylarını Türk Ticaret Kanunu hükümlerine bağlı olarak satın alabilmekte ve rehin kabul edebilmekteydiler. Ancak yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile bu durum değiştirilmiş, halka açık anonim ortaklıklar kendi paylarını Türk Ticaret Kanunu’na bağlı kalmaksızın kurul tarafından tanınan haklar ile tasarruf edebilmektedirler.
  • Uygulama içerisinde görülen diğer bir kolaylık da Sermaye Piyasası Kurul’una tanınan arama ve denetleme yetkisinin genişletilmesidir. Bu uygulama ile öne çıkan olgu, gerekli kolluk yardımı ile aramalarını gerçekleştirebilecek olmasıdır.
  • Sermaye Piyasası Kurul’u, yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı suçunu işlediği yolunda makul şüphe bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri ile ilgili sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak bazı tedbirler geniş kapsamlı uygulayabilme yetkisini kazanmaktadır.
  • Yeni kanunla halka açık şirketlere yatırım yapan yatırıcıları etkileyecek nitelikteki önemli bir değişikliklerden biri, SPK’nın temettü oranı belirlemesi uygulamasından artık vazgeçilmesi, buna göre halka açık şirketler, kârlarını genel kurulları tarafından belirlenecek kâr dağıtım politikaları çerçevesinde dağıtabileceklerdir. Yeni kanunla getirilen yeniliklerden biri “ayrılma hakkı”. Söz konusu düzenleme, özellikle sığ hisse senetlerinde elinde hisseleri olan orta ve küçük ölçekli yatırımcıları açısından son derece önemlidir. Yeni kanunla ile getirilen bir başka düzenleme ise, de pay alım teklifi sonrası belirli bir pay oranına ulaşan ortaklara, kalan azınlığı “ortaklıktan çıkarma hakkı” ve pay alım teklifi sonrasında azınlık haline gelen pay sahiplerine paylarını ortaklığa “satma hakkı” nın getirilmesidir.
    Halka açık şirketlerde “kar payı”, ” kar payı avansı” ve “bağış” konusunda yeni düzenlemeler mevcut Yeni Kanun ile halka açık ortaklıklar, kârlarını genel kurulları tarafından belirlenecek kâr dağıtım politikaları çerçevesinde ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak dağıtacaklar. Kurul halka açık ortaklıkların kâr dağıtımı politikalarına ilişkin olarak, benzer nitelikteki ortaklıklar bazında farklı esaslar belirleyebilecek. Ayrıca, kanunen ayrılması gereken yedek akçeler ve esas sözleşmede pay sahipleri için belirlenen kâr payı ayrılmadıkça başka yedek akçe ayrılmasına, ertesi yıla kâr aktarılmasına ve intifa senedi sahiplerine, yönetim kurulu üyelerine ve ortaklık çalışanlarına kârdan pay dağıtılmasına karar verilemeyeceği gibi, belirlenen kâr payı ödenmedikçe bu kişilere kârdan pay dağıtılamayacak.
    Kanunda kar payı avansı konusunda da önemli bir sınırlama mevcut. Bir hesap döneminde verilecek toplam kâr payı avansı bir önceki yıla ait dönem kârının yarısını aşamayacak. Önceki dönemde ödenen kâr payı avansları mahsup edilmeden ilave kâr payı avansı verilmesine ve kâr payı dağıtılmasına karar verilemeyecek.
    Yeni kanun, halka açık ortaklıklar tarafından bağış yapılabilmesi veya pay sahibi dışındaki kişilere kârdan pay dağıtılabilmesi için esas sözleşmede hüküm bulunması zorunluluğunu getirilmekte. Bu da küçük yatırımcıyı koruma amaçlı yeni bir düzenlemedir (http://www.dunya.com, 28.02.2014).
  • Kurul, 99. Maddeye göre, Kanun kapsamındaki tüm kuruluşları denetlemeye yetkili bulunmaktadır. Kurulun istediği bilgi ve belgelerin verilmesinden özel kanunlardaki gizlilik ve sır saklama hükümleri ileri sürülerek kaçınılamamaktadır. Ayrıca, tedbirler ayrıntılı şekilde Kanuna eklenmiş bulunmaktadır. Kanun m. 94 ile örtülü kazanç aktarımının saptanması halinde Kurulun, Kurulca belirlenen tutarın şirkete iadesi için dava açabileceği hüküm ve garanti altına alınmaktadır.
  • Elektronik ortamda gerçekleştirilen izinsiz sermaye piyasası faaliyetleri bakımından internet sitelerine erişimin engellenmesi için düzenlemeler öngörülmektedir. Bu da birçok alanda daha sağlıklı biçimde hukuki yaptırım anlamına gelmektedir.
  • Sermaye Piyasası Kurum ve Faaliyetleri adına (http://www.erdem-erdem.com, 01.03.2014);

ü  Kolektif yatırım kuruluşlarına ilişkin düzenlemeler getirilmektedir. Farklı portföylerden oluşacak şekilde yapılanmasına izin verilen Değişken Sermayeli Yatırım Ortaklıkları kavramı Kanuna eklenmiş bulunmaktadır.

ü  Kanunda ilk kez borsalara ilişkin kapsamlı hükümler öngörülmekte ve bununla birlikte finansal altyapı kuruluşları olan merkezi takas, merkezi saklama ve veri depolama kuruluşları Kanunda düzenlenmiş bulunmaktadır.

ü  Yatırımcıları Tazmin Merkezi oluşturulmaktadır. (m. 82 vd.)

  • Yeni Sermaye Piyasası Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile birlikte AB standartlarına uyumlu düzenlemeler söz konusu olmaktadır.
  • Aynı zamanda Sermaye Piyasalarına yönelik hukuki ve kurumsal altyapı oluşturulmaktadır.
  • Sermaye Piyasaları, Yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile çeşitlenmekte ve daha aktif hale gelmektedir.

 

Yeni Sermaye Piyasası Kanunu’nun borçlanma araçları ile ilgili getirdiği yenilikler ise (http://www.spk.gov.tr, 04.03.2014);

 

  • Daha öncesinde kayda alma sistemi mevcutken, yeni kanun ile izahname onay sistemine geçilmektedir.
  • İhraç prosedürlerinin kolaylaştırıldığı görülmektedir. Yani raf kayıt sistemine geçilmekte ve izahnamenin bir yıl geçerli olması sağlanmaktadır.
  • AB müktesebatına uyumlu düzenlemeler yapılmaktadır.
  • İhraç limitlerine ilişkin düzenlemeler yapılmaktadır.
  • Yurtdışında yerleşik ihraççılara ilişkin düzenlemeler yapılmaktadır.
  • Kredi derecelendirmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
  • Kurul ücretleri düşürülerek ihraç maliyetleri azaltılmaktadır.
  • Borçlanma araçlarının çeşitliliğinin artırıldığı görülmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

Tablo 2: Sermaye Piyasası Kanunu’nda Tebliğ Bazındaki Değişimler (http://www.spk.gov.tr,20.02.2014 )

 

 

Eski kanuna bakıldığında (http://www.dunya.com, 28.02.2014);

 

  • İçeriden öğrenenlerin ticareti olarak belirtilen insider trading suçunun adı yeni kanunda bilgi suiistimali olarak değiştirilmiş bulunmaktadır.
  • Bu suçu işleyenler 2 yıldan 5 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacaktır.
  • Tüm bunların yanı sıra, bu suçtan dolayı adli para cezasına hükmedilmesi hâlinde verilecek ceza elde edilen menfaatin iki katından az olamama koşulunu taşımaktadır.
  • Manipülasyon suçunun adı da piyasa dolandırıcılığı olarak değiştirilmiş bulunulmaktadır.
  • Bu suçu işleyenler için iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılabileceklerdir.
  • Burada önemli olan bir diğer husus, sermaye piyasaları konusunda haber ve yorum yazan ve yayınlayanların da bu suç ile itham edilebilmesinin artık söz konusu olmasıdır.
  • Bu durumda söz konusu haber ve yorumları yazan ve yayanlara:

ü  İki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezası verilebilecek,

ü  Ayrıca manipülasyon suçunu işleyen kişi pişmanlık gösterdiği ve de 500 bin liradan az olmamak üzere elde ettiği menfaatin iki katını henüz soruşturma başlamadan önce ortaya koymak durumundadır.

 

Bir başka yenilik de Kurumsal Yönetim İlkeleri’nin Kanun’la düzenlenmesidir. SPKn.’na göre (http://bavder.com.tr, 22.02.2014);

 

  • Kurul, payları borsada işlem gören halka açık ortaklıkların, niteliklerine göre,
  • Kurumsal yönetim ilkelerine kısmen veya tamamen uymalarını zorunlu tutmaya,
  • Buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye,
  • Verilen süre içinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmemesi hâlinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmesini sağlayacak kararları almaya,
  • Buna ilişkin işlemleri resen yapmaya, ihtiyati tedbir istemeye,
  • Dava açmaya,
  • Açılan davada uyum zorunluluğunun yerine getirilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar alınmasını istemeye,
  • Bu işlemlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmaktadır.

 

Tablo 3: Sermaye Piyasası Açısından Yönetmelik Bazında Değişimler (http://www.spk.gov.tr,20.02.2014 )

 

 

Sermaye Piyasası Kurulu İç Denetim Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik, 31 Ocak 2014 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda bu yönetmelik;

 

  • Yeni Sermaye Piyasası Kanunu’na dair:

ü  İşlem,

ü  Hesap,

ü  Faaliyetlerin iç denetimine ait usul ve esaslara dair düzenleme yapmak amacı ile gerçekleştirilmiştir.

 

  • 6 Şubat 2012 tarihinde kabul edilen Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsalarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ise:

ü  23 Şubat 2001 yılında yürürlüğe giren 24327 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsalarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına ilişkin olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.

 

4.2.2. Yaşattıkları Sıkıntılar Bazında Örneklemeler

 

2499 sayılı Kanunla kurulan Sermaye Piyasası Kurulu, sermaye piyasası alanındaki düzenlemelere öncülük etmekte ve tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarını korumak amacıyla, sermaye piyasasının oluşumuna yardımcı olacak çalışmaları yapmaktadır. Bu amaçla İstanbul’da bir Menkul Kıymetler borsası açılmış ve Borsanın ilk genel kurulu 19 Nisan 1985’te İstanbul’da toplanmıştır.

Sermaye Piyasası Kurulu hisse senetlerini halka arz etmiş veya ortak sayısı 100’den fazla olması nedeniyle hisse senetlerini halka arz etmiş sayılan Anonim Ortaklıkları denetimine tabi tutmaktadır. 1/1/1985 tarihi itibariyle, bu ortaklıkların sayısı birinci grupta (yani hisse senetlerini halka arz etmiş olanlar) 605, 2. grupta (yani hisse senetlerini halka arz etmemiş olmakla birlikte, diğer menkul kıymetlerini halka arz etmiş olanlar) 242’dir (http://makdis.pamukkale.edu.tr, 07.03.2014).

 

Eski SPKn. md.47/I.A-3 hükmü gereğince (http://www.borsagundem.com, 08.03.2014);

 

  • Bilgi bazlı piyasa manipülasyonu fiilini daha genel bir şekilde ifade ederek, suçun oluşması için bu fiillerin sermaye piyasası araçlarının değerlerini etkileyebilecek nitelikte olmasını yeterli saymıştır.
  • Bundan dolayı da, önceki düzenlemede bilgiyi yayan kişinin amacına bakılmaksızın bilginin değeri etkileyebilecek olması durumu yeterli görülmüştür.
  • Yeni SPKn. md.107/2 hükmünde ise bu fiiller daha ayrıntılı şekilde sayılmış, ancak suçun oluşması için bu bilgileri yayan kişilerin sermaye piyasası araçlarının:

ü  Fiyatlarını,

ü  Değerlerini,

ü  Yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla hareket etmiş olduklarının,

ü  Yani özel kastlarının, ispatı zorunlu tutulmuştur.

  • Bu nedenle, yeni SPKn. md.107/2 hükmü, iyi niyetli, amacı konusunda şüphesi bulunmayan piyasa yorumcularına daha fazla hareket imkanı sağlayacak niteliktedir.
  • Eski düzenlemede yer almayan bazı ifadelere yeni düzenlemede yer verilmiş olması suçun kapsamının genişlediği anlamına gelmemektedir.
  • Aynı zamanda, söylenti çıkarmak, rapor hazırlamak, bunları yaymak ifadeleri, fiilin daha açık şekilde sayılması amacını taşımakta olup, esasen yeni bir fiil olarak değerlendirilmeyecek örneklerdir.
  • Diğer taraftan bir kişinin maddede yazılı amaçla bu fiilleri işlediğinin ispat edilmesi halinde, kabul etmek gerekir ki piyasayı ve yatırımcıları korumak adına bu tür fiiller kovuşturulmalıdır.
  • Benzer bir düzenlemenin Avrupa Birliği mevzuatının “Piyasa Bozucu Eylemler Direktifinde” (Market Abuse Directive 2003/6/EC)’de düzenlendiği dikkate alındığında, yeni SPKn’nun bu hükmünün eski SPKn. hükmüne göre daha objektif ve açık olduğu değerlendirilmektedir.

 

2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda ihraç veya halka arz olunacak sermaye piyasası araçları konusunda “kurul kaydına alınma” sitemi geçerli idi ancak 6362 sayılı Yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile sermaye piyasası araçlarının halka arz edilebilmesi veya borsada işlem görebilmesi konusunda, bu sistem değiştirilmekte “izahnamenin kurulca onaylanması” sistemine geçilmektedir. Ayrıca yeni kanun ile Sermaye Piyasası Kurulu, satış süresi içinde satılamayan payların tamamının satın alınacağının ve bedellerinin ödeneceğinin ortaklığa karşı taahhüt edilmesini isteyebilir hale gelmiştir (http://www.dunya.com, 28.02.2014).

 

Yeni SPKn ile birçok düzenleme söz konusu olmaktadır. Bunlardan bir tanesi de, Kurumsal Yönetim İlkeleri’nin Kanun’la düzenlenmesidir. SPKn.’na göre (http://www.spk.gov.tr, 28.02.2014);

 

  • Kurul, payları borsada işlem gören halka açık ortaklıkların,

ü  Niteliklerine göre,

ü  Kurumsal yönetim ilkelerine kısmen veya tamamen uymalarını zorunlu tutmaya,

ü  Buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye, verilen süre içinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmemesi hâlinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmesini sağlayacak kararları almaya,

ü  Buna ilişkin işlemleri resen yapmaya,

ü  İhtiyati tedbir istemeye,

ü  Dava açmaya,

ü  Açılan davada uyum zorunluluğunun yerine getirilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar alınmasını istemeye,

ü  Bu işlemlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.

 

Ayrıca Yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile (http://www.bigpara.com, 28.02.2014);

 

  • Halka arz fiyat aralığında tavan fiyat, taban fiyatın % 20 fazlasını geçememesi öngörülmektedir.
  • Halka arz öncesi bilançolara yapılan makyajlara fren getirilmektedir.
  • Aracılık eden kuruluşlara da bazı sorumluluklar düşmesi planlanmaktadır.
  • Ortakların bir yıl süre ile arz fiyatının altında satış yapamaması söz konusu olmaktadır.
  • İhraççı elde ettiği fonun ne şekilde kullanıldığını açıklamak zorunda olmaktadır.
  • % 100’ün üzerindeki bedelli sermaye arttırımlarında çağrı zorunluluğu getirilmiştir.
  • Bedelsiz bölünmeye 2 liralık hisse fiyat sınırı getirilmiş bulunmaktadır.

SONUÇ

 

Geçmişten günümüze ticaret anlayışı birçok değişime uğramış ve halen de uğramaktadır. Takas sistemi ile gerçekleştirilen ticaret, zamanla küreselleşmenin etkisi altında devinim yaşamaktadır. Artık ülkeler kendi içlerinde değil, dışa dönük olarak bir pazar kurmakta ve bu sistem çeşitli kuralları beraberinde getirmektedir. Piyasalara giriş çıkışın çok fazla olduğu, işlem sayısının ve pazarda bulunan yatırımcıların çokluğu, bazı standartlara gerek duyulduğunu ortaya çıkarmaktadır.

 

Bu gelişmeler ışığında, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), idari ve mali özerkliğe sahip düzenleyici ve denetleyici bir kamu kurum olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca (http://tr.wikipedia.org, 11.03.2014);

 

  • 1981 yılında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile kurulmuştur.
  • Sermaye Piyasası Kurulu’nun amacı;

ü  Sermaye Piyasası Kanunu’nun 1′inci maddesinde açıkça belirtilmiş olup; tasarrufların menkul kıymetlere yatırılarak halkın iktisadi kalkınmaya etkin ve yaygın bir şekilde katılmasını sağlamak amacıyla;

ü  Sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını, tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarının korunmasını, düzenlemek ve denetlemektir.

 

Sermaye Piyasası’nın gelişmesi için bazı tedbirlerin alınması gerekmektedir. Örnek verilecek olunduğunda (www.baskent.edu.tr10.02.2014);

 

  • Teşvik belgesi ve/veya orta ve uzun vadeli kredi isteyen şirketlerde düşük borç/ özvarlık oranı aramak.
  • Yatırım ve kalkınma bankalarıyla iştirak bankalarını, olumlu fizibiliteye sahip şirketlere kuruluşta iştirak edip, hisseler olgunlaşıp pazarlanabilir hale gelince primli olarak satma operasyonlarına teşvik edici tedbirler almak.
  • Büyük ticaret ve kalkınma bankalarını iştirak portföylerindeki mevcut hisse senetlerini halka satmaya teşvik edici tedbirler almak.
  • Genişleme ve modernizasyon yatırımları için teşvik isteyen anonim şirketlere bu teşvikleri belli bir orandaki yeni hisseleri halka arz etme şartıyla vermek.
  • Şirketlerin sermaye arttırımlarında başabaşın altında fiyatla hisse senedi ihracına SPK denetimi altında imkan vermek üzere Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapmak.
  • Belli kriterler koyarak halka açık şirketlerde kurumlar vergisini düşürmek, buna karşılık kapalı şirketlerde vergi oranını yükseltmek.

 

2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 30/12/2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6362 sayılı Kanun ile değiştirilmekte ve Sermaye Piyasası Kurulu yeniden yapılandırılmaktadır. Denetim raporunun 2012 yılına ait olması nedeniyle yeni yasal düzenlemeye burada yer verilmemektedir (http://www.sayistay.gov.tr, 15.03.2014).

 

Eski Sermaye Piyasası Kanunu, zamanın ihtiyaçlarına göre hazırlanmış, bazı durumlarda yeterli olmuş bazı durumlarda ise revize çalışmaları ile varlığını devam ettirmiş bulunmaktadır. Zamanla, gelişen teknoloji ve ihtiyaçlar, farklı yapılanmaları beraberinde getirmekte ve eski Sermaye Piyasası Kanunu revize edilmekten çok, değişime ihtiyaç duymaktadır.

 

Bunun üzerine 6362 sayılı yeni Sermaye Piyasası Kanunu yürürlüğe konulmaktadır. İki kanun arasında bulunan farklar açıktır. Gelişmelere ve ihtiyaçlara uyum sağlamak ve Sermaye Piyasalarının ihtiyaçlarını karşılamak adına çıkarılan bu kanun içerisinde bazı değişimler öne çıkmaktadır.

 

 

 

Yeni kanun ile ortaya çıkan düzenlemelerden biri de (http://www.dunya.com, 28.02.2014);

 

Yeni kanunla halka açık şirketlere yatırım yapan yatırıcıları etkileyecek nitelikteki önemli bir değişikliklerden biri, SPK’nın temettü oranı belirlemesi uygulamasından artık vazgeçilmesi, buna göre halka açık şirketler, kârlarını genel kurulları tarafından belirlenecek kâr dağıtım politikaları çerçevesinde dağıtabileceklerdir. Yeni kanunla getirilen yeniliklerden biri “ayrılma hakkı”. Söz konusu düzenleme, özellikle sığ hisse senetlerinde elinde hisseleri olan orta ve küçük ölçekli yatırımcıları açısından son derece önemlidir. Yeni kanunla ile getirilen bir başka düzenleme ise, de pay alım teklifi sonrası belirli bir pay oranına ulaşan ortaklara, kalan azınlığı “ortaklıktan çıkarma hakkı” ve pay alım teklifi sonrasında azınlık haline gelen pay sahiplerine paylarını ortaklığa “satma hakkı” nın getirilmesidir.
Halka açık şirketlerde “kar payı”, ” kar payı avansı” ve “bağış” konusunda yeni düzenlemeler mevcut Yeni Kanun ile halka açık ortaklıklar, kârlarını genel kurulları tarafından belirlenecek kâr dağıtım politikaları çerçevesinde ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak dağıtacaklar. Kurul halka açık ortaklıkların kâr dağıtımı politikalarına ilişkin olarak, benzer nitelikteki ortaklıklar bazında farklı esaslar belirleyebilecek. Ayrıca, kanunen ayrılması gereken yedek akçeler ve esas sözleşmede pay sahipleri için belirlenen kâr payı ayrılmadıkça başka yedek akçe ayrılmasına, ertesi yıla kâr aktarılmasına ve intifa senedi sahiplerine, yönetim kurulu üyelerine ve ortaklık çalışanlarına kârdan pay dağıtılmasına karar verilemeyeceği gibi, belirlenen kâr payı ödenmedikçe bu kişilere kârdan pay dağıtılamayacak.
Kanunda kar payı avansı konusunda da önemli bir sınırlama mevcut. Bir hesap döneminde verilecek toplam kâr payı avansı bir önceki yıla ait dönem kârının yarısını aşamayacak. Önceki dönemde ödenen kâr payı avansları mahsup edilmeden ilave kâr payı avansı verilmesine ve kâr payı dağıtılmasına karar verilemeyecek.
Yeni kanun, halka açık ortaklıklar tarafından bağış yapılabilmesi veya pay sahibi dışındaki kişilere kârdan pay dağıtılabilmesi için esas sözleşmede hüküm bulunması zorunluluğunu getirilmekte. Bu da küçük yatırımcıyı koruma amaçlı yeni bir düzenlemedir.

 

Yapılan düzenlemeler, elbette bazı ihtiyaçların sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu düzenlemelerin ardından beklenen ise, ihtiyaçların sağlıklı bir biçimde karşılanmasıdır. Ancak bazı durumlarda bu söz konusu olmamakta ve bürokratik işlemler, uygulama konusunda sıkıntılara neden olmaktadır.

 

 

 

Yeni Sermaye Piyasası Kanunu, çerçeve bir kanun niteliği taşımaktadır. Yani bunun anlamı, bu kanunun sağlıklı bir biçimde uygulanabilmesi adına Sermaye Piyasası Kurulu’nun bazı ikincil düzenlemelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Yeni kanun ancak bu şekilde netlik kazanmaktadır.

 

Yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile ihracatçıların sorumluluğu arttırılmaktadır. Bununla birlikte;

 

  • Paylarının nominal değeri,
  • Piyasa fiyatı,
  • Defter değerinin altında olan borsa şirketleri,
  • SPK’dan izin almak kaydı ile paylarını artık nominal değerinin altında bir fiyatla ihraç edebileceklerdir.

 

Bu düzenlemenin amacı ise, payları halen borsada nominal değerin altında işlem gören şirketlerin finansal sorunlarının derinleşmesinin önlenebilmesi şeklindedir.

 

Yatırımcıyı korumayı amaçlayan yeni kanun çerçevesinde (http://www.dunya.com, 28.02.2014);

 

  • Yeni kanunla kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan sorumluluklar ağırlaştırılmış bulunmaktadır.
  • Bunun yanı sıra, şirketlerin bildirmesi gereken özel durum açıklamalarının kapsamında genişletme yapılmış bulunmaktadır.
  • Özel durumların açıklanmasından dolayı ilgililer hakkında müteselsil sorumluluk esası benimsenmiştir.
  • Ayrıca yeni kanunla yatırıcıları koruma amaçlı yapılan bir başka değişiklik de Yatırımcı Tazmin Merkezi’nin kurulmasıdır.
  • Yine üst üste 5 yıl zarar eden anonim ortaklıklarda yapılacak ilk genel kurulda imtiyazların kaldırılacak olması da yeni kanunla yatırımcıları korumak amaçlı getirilen diğer bir yeniliktir.
  • Bir diğer önemli nokta da örtülü kazanç aktarım yasağı eski kanuna göre daha detaylı olarak belirtilmiş bulunmasıdır.

 

 

 

 

KAYNAKÇA

 

Kitaplar

 

Çelen, Erol, Bağımsız Denetimin Önemi, Yararları ve Kamuyu Aydınlatma İlkesi, İstanbul, 1998.

 

Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku Uygulaması TTK. Şerhi, C.II, İstanbul 1988, 253; Somer, Sermaye Piyasası Kanunu Hükümlerinin Türk Ticaret Kanunun Tedrici Kuruluş Sistemi Üzerine Etkileri, İstanbul 1990, s. 91-92.

 

Eğilmez, İngiltere’de Sermaye Piyasası, Maliye Dergisi, Kasım-Aralık 1982, s.49.

 

Erçoklu, Yusuf, Sermaye Piyasasının Amacı, Mevzuat Dergisi, Yıl 1, Sayı 1, Ocak, 1998.

 

Ertan, Füsun Nomer, 6362 Sayılı Sermaye pPiyasası Kanunu’nda Kolektif Yatırım Kuruluşları ve Özellikle Değişken Sermayeli Yatırım Ortaklığı, ÜİHFM C LXXI. S. 2, 2013.

 

Göktürk, Özdamar, Çağlar ve Can, Sermaye Piyasası Hukuku, Anadolu Üniversitesi Yayını, Eskişehir, 2013.

 

Günlük, A., “ Türkiye’de Sermaye Piyasası”, Türkiye Ansiklopedisi, 1. Cilt, İstanbul, İletişim Yayını, 1984, s. 191.

İhtiyar: s.51; Pulaşlı, Hasan: Şirketler Hukuku Temel Esaslar, Adana 2004, s.209; Sayar: s.71; Özkara, Esra: Sermaye Piyasasında Kamuyu Aydınlatma ve Türkiye Uygulaması (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Ankara 1992; s.85;

 

Karslı: s.609; Kılıç: s.24; Küçüksözen: s.93-94; Demir, Tülin: İzahname ve Mali Tablolara İlişkin Olarak Kamuyu Aydınlatmada Sorumluluk, Yeterlilik Etüdü, Ankara 1998, s.7; Şişman, Melih: Sermaye Piyasasında Kamuyu Aydınlatma Kavramı, (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Bursa 1997, s.36-37.

 

Kılıç, S., Sermaye Piyasasında Yatırımcının Korunması: Güvence Fonları. SPK Yayınları, Ankara, 1997.

 

Küçüksözen, C. Sermaye Piyasasında Yatırımcının Korunması: Türk Sermaye Piyasasının Bu Açıdan Değerlendirilmesi. SPK Yayınları, Ankara, 1999.

 

Mali Aracı Kuruluşlar Raporu, İstanbul, Tusiad Yayını, s. 18.

 

Megep, Sermaye Piyasası Faaliyetleri, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara, 2007.

 

Objectives and Principles of Securities Regulation’ (Mayıs 2003) (http://www.iosco.org/library/pubdocs/pdf/IOSCOPD154.pdf, son erişim 10 Temmuz 2010) s. 6.

 

Özkol, Erdal, Sermaye Piyasaları ve Türkiye’de Sermaye Piyasaları Uygulamaları, İzmir, D.E.Ü. İİBF, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Semineri, 1984, s. 15.

S.P. Kanunu, Seri VIII, 9 Tebliği, 15/1/1985 tarih ve 18667 sayılı Resmi Gazete.

 

Tekinalp, Ünal, Sermaye Piyasası Hukukunun Esasları, İstanbul 1982.

 

TSPAKB, Sermaye Piyasası Mevzuatı ve İlgili Mevzuat, Ticaret Hukuku ve Borçlar Hukuku, Sermaye Piyasası Hareketleri İleri Düzey Lisansı Eğitimi, Temmuz 2012.

 

 

İnternet Kaynakları

 

 

http://www.sermayepiyasasi.org/tuem-mevzuat/587-2499-sayl-sermaye-piyasas-kanunu-gerekcesi.html, 09.02.2014.

 

http://www.spk.gov.tr/indexcont.aspx?action=showpage&menuid=0&pid=0#_edn1&submenuheader=null, 10.02.2014.

 

http://www.baskent.edu.tr/~gurayk/finpazcuma6.doc‎,10.02.2014.

 

http://eogrenme.anadolu.edu.tr/eKitap/HUK114U.pdf; 11.02.2014.

 

http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2499.doc‎, 11.02.2014.

 

http://www.thelira.com/yazar/29/dr-berra-doganer/1857/sermaye-piyasasinin-anayasasi-degisiyor, 11.02.2014.

http://calismatoplum.org/sayi40/guney.pdf, 12.02.2014.

 

http://webftp.gazi.edu.tr/hukuk/dergi/15_1_1.pdf, 17.02.2014.

 

http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1276117-babacan-yeni-sermaye-piyasasi-kanununu-degerlendirdi, 17.02.2014.

 

http://bavder.com.tr/index.php/tr/makaleler/?p=makaleOku&id=116, 17.02.2014.

 

http://www.sermayepiyasasi.org/tuem-mevzuat/587-2499-sayl-sermaye-piyasas-kanunu-gerekcesi.html, 17.02.2014.

 

http://eogrenme.anadolu.edu.tr/eKitap/HUK114U.pdf, 17.02.2014.

 

http://www.mevzuatdergisi.com/1998/01a/04.htm, 18.02.2014.

 

http://www.ticaretkanunu.net/spk-madde-17/comment-page-1/#comment-12490, 18.02.2014.

 

http://www.verginet.net/dtt/5/sermaye-piyasasi-kanunu-kabul-edildi.aspx, 18.02.2014.

 

https://www.kpmg.com/TR/tr/Issues-And-Insights/Haberler-ve-Etkinlikler/Documents/KPMGundem-13-Levent-Berber.pdf, 18.02.2014.

 

http://www.spk.gov.tr/displayfile.aspx?action=displayfile&pageid=673&fn=673.pdf&submenuheader=-1, 20.02.2014.

 

http://www.ticaretkanunu.net/makale-4/, 20.02.2014.

 

http://www.haberler.com/sermaye-piyasasi-kanunu-isiginda-sermaye-piyasasi-4704158-haberi/, 21.02.2014.

 

http://www.sondakika.com/haber/haber-sermaye-piyasasi-kanunu-isiginda-sermaye-piyasasi-4704398/, 26.02.2014.

 

http://bavder.com.tr/index.php/tr/makaleler/?p=makaleOku&id=116, 22.02.2014.

 

http://www.dunya.com/sermaye-piyasasi-kanununun-getirdigi-onemli-degisiklikler-178545h.htm, 28.02.2014.

 

http://www.bigpara.com/haber-detay/gundem/iste-spknin-yeni-duzenlemeleri/847542/?bprtme=3421084363&sTo=0, 28.02.2014.

 

http://www.erdem-erdem.com/articles/yeni-sermaye-piyasasi-kanunu-ile-getirilen-yenilikler/, 01.03.2014.

http://www.spk.gov.tr/duyurugoster.aspx?aid=20131113&subid=1&ct=f, 04.03.2014.

 

http://makdis.pamukkale.edu.tr/mak19.htm, 07.03.2014.

 

http://www.borsagundem.com/taylan-sahin-yazar56/6362-sayili-yeni-sermaye-piyasasi-kanunu_nda-piyasa-dolandiriciligi-ve-manipulasyon-sucu-395337y.htm, 08.03.2014.

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/Sermaye_Piyasas%C4%B1_Kurulu, 11.03.2014.

 

http://www.sayistay.gov.tr/rapor/kid/SERMAYE%20PIYASASI%20KURULU.pdf, 15.03.2014.

 

 

 

 

indir (1)

Tezli Yüksek Lisans ve Tezsiz Yüksek Lisans Ayrımı

Öğrencilerimizden çok sık duyduğumuz sorulardan biri de: ”okulumu proje ile mi yoksa tez ile mi bitirmeliyim?” şeklindedir. Elbette bu soru branştan branşa değişebileceği gibi, öğrenimin lisans, yüksek lisans veya doktora olması ile de ilişkilidir.

 

Genellikle tezli yüksek lisans ile tezsiz yüksek lisans arasında seçim yapamama durumu söz konusu olmaktadır. Ancak bu konu yeterince açıktır. Eğer yüksek lisansınızdan sonra akademik kariyerinize devam etmeyi planlıyorsanız tezli yüksek lisans yapmanızı önermekteyiz. Ancak yalnızca iş yaşamımda daha donanımlı olayım, akademik kariyer düşünmüyorum ve doktora yapmayacağım diyorsanız tezsiz yüksek lisansa başvurabilirsiniz.

 

Bir diğer önemli nokta da öğrenim yaşamınız ile çalışma yaşamınızın uyum sağlaması noktasında ortaya çıkmaktadır. Tezli yüksek lisans eğitimleri genellikle daha yoğun olmaktadır. İş yaşantınız ile uyum sağlayabilecek üniversite ve programları bulmalısınız. Tezsiz yüksek lisansta ise öğrenim akşam saatleri olabilmekte ve yaşantınıza daha uyum sağlayabilmektedir.

 

İster tezli ister tezsiz yüksek lisans eğitimi için, önce iyi bir branş, ardından bu branşı okuyabileceğiniz iyi bir üniversite ve sağlıklı koşullar sizin elinizdedir.

 

 

indir

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Bitirme Tezi Konuları

Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanı son yıllarda üniversitelerde sıklıkla rastlanan ve önem taşıyan bir bölümdür. Öğrencilerimiz yüksek lisans alanında sıklıkla bu alana başvurmaktadırlar.

 

Bu alanda bitirme tezi, bitirme projesi, yüksek lisans tezi ve benzeri çalışmalar için konu başlıklarına ihtiyaç duyulmaktadır. Öneriler içerisinde öne çıkan bazı başlıkları sizinle paylaşmaktayız:

 

1) Eğitim yönetimi ve denetimi kavramının tanımı ve ortaya çıkışı,

 

2) Eğitimde liderlik anlayışı çerçevesinde yönetici-liderlik ilişkisi,

 

3) Okul yöneticisi ile veli ilişkilerinin olumlu ve olumsuz açılardan değerlendirilmesi,

 

4) Okul yönetiminin yetki ve sorumlulukları dahilinde eğitim yönetimi ve denetimi olgusu,

 

5) Eğitimde liderlik anlayışı, türleri ve bileşenlerine örnekler yardımı ile bakış,

 

6) Öğretmen- okul yöneticisi ilişkilerinde yaşanan olumsuz gelişmeler ve çözüm yolları gibi örnekler sunulabilmektedir.

İktisat Bölümü Tez Başlıkları

İktisat denildiği zaman birçok alt bölüm gündeme gelmektedir. Bunlar içerisinde Makro İktisat, Mikro İktisat, Para-Banka, Uluslararası İktisat ve Kalkınma ve Büyüme ön sırada yer almaktadır. Elbette İktisat Bölümü oldukça fazla daldan oluşmaktadır. Bitirme Tezi, Bitirme Projesi, Yüksek Lisans Tezi, Doktora Tezi ve Projeleri yazarken İktisat alanında siz bazı konu başlıkları önermenin faydası olacaktır. Örneğin;

 

1) Arz ve Talep Analizi Çerçevesinde Vergi Yansıması,

 

2) Fayda Teorisine Genel Bir Bakış,

 

3) Piyasa Analizleri Çerçevesinde Tanımlamalar ve Örnekler,

 

4) Para Politikasının Genel Olarak Değerlendirilmesi,

 

5) Para Stokunun Tanımlanması ve Belirlenmesinin Örnekler Işığında Ele ALINMASI,

 

6) İşsizlik ve Enflasyon Arasındaki İlişkinin Tanımlanması ve Değerlendirilmesi gibi konu başlıkları türetilebilmektedir.

 

Matematik Bölümü Tez Konu Başlıkları

Matematik alanında birçok alt bölüm bulunmaktadır. Bu alt dallar da kendi içlerinde araştırma konusu demektir. Bitirme tezi, bitirme projesi, Yüksek lisans tezi, Doktora tezi gibi birçok çalışma da bu konulardan oluşmaktadır.Bu alt dallara çeşitli örnekler verilecek olduğunda:

 

  • Cebirsel Sayılar Teorisi,
  • Lineer Cebir,
  • Vektörel Analiz,
  • Fonksiyonel Analiz,
  • Nesnel Programlama,
  • Ve benzeri alt dalları saymak mümkün olmaktadır.

 

Matematik alanında yazılacak bitirme tezi, bitirme projesi, Yüksek lisans tezi, Doktora tezi gibi çalışmalara bazı örnek konular bulunmaktadır. Bunlar:

 

  • Cebirsel Sayılar, Tanımlanması ve Özellikleri,
  • Cebirsel Sayılar Hakkında Liouville Teoremi,
  • Cebirsel Denklemin Resolventi,
  • Vektörel Analizin Tanımlanması, Denklemi  ve Örneklemeler şeklinde arttırılabilmektedir.

 

BİTİRME TEZİ

Bitirme Tezi, birçok kriteri içerisinde barındırmaktadır. Akademik bir çalışma olmasının yanı sıra kişisel araştırmaları da içerisinde bulundurmakta ve ayrı bir önem taşımaktadır. Her üniversitenin kendi resmi web sitesinde ”Bitirme Tezi Kuralları” mevcuttur. Gerek satır aralıkları, paragraf yapısı, yazı biçimi, gerekse diğer şekil şartları ayrıntılı olarak bu kılavuz içerisinde yer almaktadır.

Bitirme Tezine değer atfeden diğer bir konu da, bu çalışmanın kişinin akademik kariyeri ve iş yaşantısı için önemli bir referans oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Eğer akademik kariyer yapmayı planlıyorsanız Tezli Yüksek Lisansı, işinizde yükselmek ve referans oluşturmak istiyorsanız Tezsiz Yüksek Lisansı tercih edebilirsiniz.

Üniversitelerin Bitirme Tezi Kılavuzlarında yer alan bilgiler ışığında, yapılacak olan Bitirme Tezi, alıntıların resmi ve kurallara uygun olması şartına göre yazılmaktadır. Çeşitli dipnot yöntemleri bulunmakta ve her öğrenci kendi Enstitüsüne göre bu kurallara bağlı kalmak zorundadır. Üniversiteler arası yazım kuralları nasıl değişiklik gösteriyor ise, aynı üniversite içerisinde Enstitüler arası da faklılık gösterebilmektedir.

İyi bir yaşamın anahtarı, iyi bir eğitim ve başarılı bir kariyerden geçmektedir. Kariyer hedeflerini iyi belirleyen ve sağlıklı biçimde hayata geçiren bireyler, yaşamlarını daha kaygısız ve daha sağlıklı geçirme şansına kavuşmaktadır. İyi bir gelecek hepimizin hakkı. Bunun için iyi düşünmeliyiz.

MAKALE YAZIMININ İNCELİKLERİ ÜZERİNE

Makale, belirli bir konuda fikir beyan etmek sureti ile yazılan düz yazı şeklidir. Makale yazımında bazı önemli noktalara dikkat etmek gerekmektedir. Bu noktalar sırası ile:

  • Makale yazılacak konunun belirlenmesi,
  • Makale için plan hazırlanması,
  • Belirlenen konu hakkında fikir ve bilgi sahibi olunması,
  • Eğer yeterli bilginiz yok ise araştırma yapılması,
  • Yapılan araştırmanın tek tek irdelenmesi,
  • Elde edilen veriler yardımı ile belirli sonuçlara ve çıkarımlara varılması,
  • Sonun da da düşüncelerin net sonuçlara bağlanması önem taşımaktadır.

Peki makale yazım şartları nelerdir?
Makale üç ana bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler: Giriş, Gelişme ve Sonuç şeklindedir.

Giriş Bölümü:
Makale içerisinde anlatılmak istenen düşüncenin kısaca özeti sunulmaktadır. Buradaki amaç, makaleyi açıklayacak kısa açıklamaların yapılmasıdır. Ayrıca giriş bölümünde makaleyi yazan kişinin fikirleri ve şahsi görüşleri ön plandadır.
Gelişme Bölümü:
Burada ise ele alınan konu ayrıntılı bir biçimde irdelenmekte ve tüm deliller sunulmaktadır. Makaleyi yazan kişi, konu ile ilgili ispat etmek istediği tüm olguları somut bir biçimde ortaya sermektedir. Giriş bölümünün tersine gelişme bölümü ayrıntılı ve uzundur.
Sonuç Bölümü:
Makale içerisinde savunulan düşüncelerin neticeye bağlandığı bölümdür. Ayrıca burada ispat edilen düşünceler tazelenir ve özet şeklinde okuyucuya sunulur.
Makale yazımı, bilgi gerektiren ve emek isteyen bir çalışmadır. Yeterli ölçüde zaman, donanım ve sabır gerekmektedir. Biz ise sizin zamanınızın ne kadar önemli olduğunu biliyor ve bun alanda size yardım ediyoruz. Çünkü bizim çalışma alanımız ve pratiğimiz bu yöndedir.

Siz okulunuza giderken, iş yerinizde işlerinizle meşgulken hatta ev yaşantınızı düzenlerken biz sizin:

  • Okulunuza yönelik,
  • Ödevlerinize yönelik,
  • İş yaşamınıza yönelik,
  • Site çalışmalarınıza yönelik makaleleri sizin için yazıyor ve bu önemli çalışmayı sizlere sunuyoruz.

Siz yalnızca uzmanlarımızdan danışma almakla kalmayıp, çeşitli çalışmalarınız hakkında da yardım talep edebilmektesiniz.

Yapmanız gereken tek şey bizimle irtibata geçmek.

BİTİRME TEZİ YAZIMINDA KONU BAŞLIĞININ ÖNEMİ

Bitirme Tezi yazımında, tez yazım kuralları ve konuya hakimiyet- konu bütünlüğünün önem taşımasının yanı sıra seçilen cümlelerin anlaşılırlığı, kullanılan terimlerin konuyu ne kadar iyi ifade ettiği ve tezin amacına yönelik yazım temel taşlardandır. Bu ayrıntıların dışında oluşturulan esere dikkat çekmek ise yalnızca konu başlığı sayesinde olmaktadır. Tez çalışmamız için seçilen konu başlığı, o eseri ifade edecek ve çalışmayı okuyan kişiler için de yol gösterici olacaktır. Bu ve buna benzer sebeplerden ötürü konu başlığı büyük değere sahiptir. Peki konu başlığını seçerken ne gibi hususlara dikkat etmek gerekir? Bu hususlar kısaca:

  • Tezimizin seçildiği alan ile doğrudan ilgili olmalıdır.
  • Yazılacak esere kaynak bulma açısından kolaylık sağlayacak başlıklar seçilmelidir. 
  • Özellikle kaynak sıkıntısı çekilen ve güncellikten uzak konular ikinci plana atılmalıdır.Bitirme Tezi yazılıyorsa Yüksek Lisans eğitimine katkı sağlayacak, Yüksek lisans Tezi yazılıyorsa Doktora eğitimine katkı sağlayacak konu başlıkları tercih edilmelidir. Alınan eğitimden sonra herhangi bir öğrenim düşünülmüyor ise, devam edecek iş yaşamı için size referans oluşturacak konu başlıkları seçilmelidir.
  • Konu başlığımız eserimizi okuyan için rehber niteliği taşıyacaktır. Bu sebepten ötürü konunun bütünlüğüne aykırı olmayacak isimler tercih edilmelidir.
  • Örneğin Kamu Yönetimi alanında eğitim gören bir öğrencinin Kamu Yönetimi alanının alt dallarına yönelik konu başlıkları seçmesi mantıklıdır. Bu bölümdeki bir öğrencinin Uluslararası İktisat alanında tez yazması elbette beklenemez.
  • Öncelikle eserimizi ne amaçla yazdığımız önem taşımaktadır. Bizim ve bulunduğumuz alanın beklentilerine karşılık verecek, aynı zamanda çalışmayı okuyacak kişileri tam anlamıyla aydınlatacak bir bütünlük içerisinde olması beklenmektedir.
Konu başlığı amacına uygun olarak seçilmiş bir çalışmanın elbette içeriğine uygun alt bölümlerinin olması da başlığın altındaki temeli sağlamlaştıracak bir diğer etkendir. Bu yüzden siz siz olun Tez yazımı konusunda konu başlığınızı iyi seçin ve bu konu başlığını tamamlayacak alt bölümleri oluşturmaya dikkat edin. Aksi halde bütünlükten uzak ve amacına hitap etmeyen bir çalışmaya imza atmış olursunuz.

2012 KPSS Ortaöğretim/Önlisans ( Önlisans Düzeyinde)

Ön lisans düzeyinde 22 Eylül 2012 tarihinde Cumartesi sabah, ortaöğretim düzeyinde ise 23 Eylül 2012 tarihinde Pazar sabah olmak üzere iki oturumda yapılacak olan 2012-Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ortaöğretim/Önlisans Sınavına katılacak adaylardan, nüfus cüzdanı olmadığı veya nüfus cüzdanında T.C. Kimlik Numarası, fotoğrafı veya soğuk damga bulunmadığı için sınava katılamayacak durumda olan adaylar için İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce bazı Nüfus Müdürlükleri 23 Eylül 2012 Pazar günü saat 07.00 – 09.40 arası açık tutulacaktır.

Nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında T.C. Kimlik Numarası fotoğrafı veya soğuk damga bulunmayan 2012-KPSS Ortaöğretim/Önlisans adaylarının, kimlik belgesi nedeniyle sınavda bir hak kaybına uğramamaları, mağduriyet yaşamamaları için sınav kurallarına uygun kimlik belgelerini edinerek sınava girmeleri gerekmektedir.

Nüfus müdürlüklerince ilgili adaya aşağıdaki durumlarda nüfus cüzdanı tanzim edilecektir:

  1. Açık olan ilçe nüfus müdürlüğünün sorumluluk alanında bulunan yerleşim yeri muhtarlığınca düzenlenen nüfus cüzdanı talep belgesi ibraz edenlerin nüfus cüzdanı tanzim edilerek ilgilisine verilecektir.
  2. Nüfus cüzdanı talep belgesi ibraz edemeyen ancak fotoğraflı başka bir kimlik ibraz edenlerin, kimlik bilgilerinin birebir tutması halinde nüfus cüzdanı tanzim edilerek ilgilisine verilecektir.
  3. Sorumluluk alanı dışında bulunan yerleşim yeri muhtarlığınca düzenlenen nüfus cüzdanı talep belgesi ibraz edenler veya muhtarlıktan böyle bir belge tanzimettiremeyen adaylar, müdürlük personeli ile birlikte ÖSYM’nin http://ais.osym.gov.tr internet adresinde yer alan 2012- KPSS Ortaöğretim/Önlisans başvuru bilgilerine T.C. Kimlik Numaraları ve aday şifreleri ile erişeceklerdir. Nüfus cüzdanı talep eden aday ile Aday İşlemleri Sisteminde başvuru bilgileri bulunan adayın kimlik bilgilerinin karşılaştırılması sonucunda bilgilerin bire bir tutması halinde belgenin dökümü ilgilinin dosyasında saklanacak ve nüfus cüzdanı ilgiliye tanzim edilecektir. Adayın yanında, üzerinde T.C. Kimlik Numarası ile fotoğrafı bulunan ve resmî onay olan özel bir kimlik belgesinin olması işlemlerin daha kolay ve hızlı olmasını sağlayacaktır.

Adayların, Nüfus Müdürlüklerinden nüfus cüzdanlarını edinmeleri gerekmektedir. Nüfus Müdürlükleri tarafından adaylara verilecek “Nüfus Kayıt Örneği” belgesi sınavda geçerli olmayacaktır. Nüfus Kayıt Örneği ile sınava gelen adaylar sınava alınmayacak, sınava alınsalar bile sınavları geçersiz sayılacaktır.

2012-KPSS Ortaöğretim/Önlisans adaylarına duyurulur.

 

Kaynak: http://www.osym.gov.tr/belge/1-13694/2012-kamu-personel-secme-sinavi-kpss-ortaogretimonlisan-.html

BİTİRME PROJESİ

Bitirme Projesi genellikle Lisans ve Tezsiz Yüksek Lisans programlarında istenilen bir çalışma olmaktadır. Her üniversitenin kendine ait ”Bitirme Projesi Kuralları” mevcuttur. Bazı üniversitelerin Bitirme Projesi Yazım Kurallarını içeren linkler aşağıda görülmektedir:

İstanbul Üniversitesi için;
http://www.istanbul.edu.tr/fen/dilekceformlar/mol_bit_pro_yazimkilavuzu.pdf

Doğuş Üniversitesi için;
http://www.dogus.edu.tr/images/pdf/enstitu/tez_yazim_kilavuzu.pdf

Dokuz Eylül Üniversitesi için;
http://web.deu.edu.tr/endustri/download/BitirmeProjesiHazirlamaveYazimKilavuzu.pdf

Pamukkale Üniversitesi için;
http://pau.edu.tr/jeoloji/belge/bitirme-projesi-yazim-kilavuzu/

İnönü Üniversitesi için;
http://iys.inonu.edu.tr/webpanel/dosyalar/131/file/tezyazim.pdf

Gaziantep Üniversitesi için;
http://www.gantep.edu.tr/ab/indexnew.php?id=12847&bolum_id=302

Niğde Üniversitesi için;
http://www.nigde.edu.tr/ckfinder_portal/userfiles/files/Bitirme%20Tezi%20Yaz%C4%B1m%20K%C4%B1lavuzu.pdf

Gazi Üniversitesi için;
http://w3.gazi.edu.tr/~bertas/proje%20yazim%20kilavuzu.pdf

Balıkesir Üniversitesi için;
http://insaat.balikesir.edu.tr/dokumanlar/bitirme.pdf

Harran Üniversitesi için;
http://eng.harran.edu.tr/upload/bitirme_yaz%C4%B1m_klavuzu.pdf

İstanbul Teknik Üniversitesi için;
http://www.jeoloji.itu.edu.tr/Icerik.aspx?sid=2265

İstanbul Ticaret Üniversitesi için;
http://www.ticaret.edu.tr/uploads/dosyalar/41/Bitirme%20Projesi%20ve%20Tez%20Yaz%C4%B1m%20K%C4%B1lavuzu.pdf

Celal Bayar Üniversitesi için;
http://www.bayar.edu.tr/~fef/matematik/tez.pdf

Kastamonu Üniversitesi için;
http://www.kastamonu.edu.tr/Akademik/fenedebiyat/Bolumler_fe,Tarih_Bolumu.html?pageindex=5

Yıldız Teknik Üniversitesi için;
http://www.sbe.yildiz.edu.tr/sbetezyazimklavuzu.pdf

Aksaray Üniversitesi için;
http://muh.aksaray.edu.tr/Bolumler/makine/dokumanlar/tez_yazim_klavuzu.pdf

Maltepe Üniversitesi için;
http://sbe.maltepe.edu.tr/files/sbetezyazim.pdf

Bu linkler ve örnekler çoğaltılabilir. Umarız faydasını görürsünüz.

Go to Top